AKDENİZ’İN EN BÜYÜK METROPOLÜ: BARCELONA

AKDENİZ’İN EN BÜYÜK METROPOLÜ: BARCELONA

“Ben bilmek istiyorum, hayat gerçekten bir avuç yerde durmadan dönüp durmak, sonra da yaşlanıp gitmek mi yoksa bu dünyada başka türlü yaşamak da mümkün mü?” diye soruyor ya Küçük Kara Balık, ben de kendime aynı soruyu soruyordum Barcelona uçağında. Cevabını da dönüş uçağında verdim…

Bir Akdenizli olarak kendime yakın bulduğum bu topraklarda, yapılacak yüzlerce aktivite, yenilecek harika yemekler, görülecek binlerce sanat eseri var.  Bu yazımda benim deneyimlerimi ve gözlemlerimi okuyacaksınız fakat tatilinizden önce bu sürreal şehrin havasına girmek için Vicky Christina Barcelona filmini izlemeli, Barcelona 1900-2000 kitabını okumalı ve ünlü tenor Jose Carreras’ın albümlerini dinlemelisiniz.

BARCELONA’DA AÇ KALMAK MÜMKÜN DEĞİL

Benim için seyahatin en önemli kısmı gastronomi, Barcelona da bu konuda epey başarılı, bir Türk olarak asla aç kalmayacağınız şehirlerden. Tapas her yerde tapas, özellikle önermek istediğim bir yer yok. Lüks bir akşam yemeğine çıkmak isterseniz Santa Rita Experience çok keyifli bir seçim olacaktır; aslında restoran gibi değil şef Xabi Bonilla’nın evine gidiyorsunuz ve komünal bir masada birbirinden lezzetli yerel ve diğer Akdeniz tatlarını deniyorsunuz. İstanbul’da olmayan ama çok sevdiğim Venezuela mutfağını da bu şehirde deneme şansına sahipsiniz. Sagrada Familia’ya çok yakın olan otantik restoran El Rincon de la Abuela Venezolana’da arepa, cachapa, empanada yemeden ve cocada içmeden dönmeyin. Buradan sonra akşamları da açık olan pazarları Mercat de la Boqueira’da taze meyve suyu alıp yürüyüş yapabilirsiniz. İstanbul’da paella yapan çok az yer var, evde yapmak da çok zor, o yüzden burada bu güzel halk yemeğinin tadını doyasıya çıkarın derim. Maremagnum alışveriş merkezinin içindeki Elx restoran en doğru adres! Deniz mahsulleri çok taze, pirinci inanılmaz lezzetli ve porsiyonları çok büyük. Tatlı olarak da İspanyol creme brulee’si olarak bilinen crema Catalana’yı ise Granja M. Viader’de tadabilirsiniz, açık ara Barcelona’nın en iyi fırın ve pastanelerinden diyebilirim.

Benim için hiçbir kahvaltı Türk kahvaltısının yerini tutmaz ama Barceloneta bölgesinde denize karşı tatlı Akdeniz rüzgarı yüzünüze çarparken ve arka fonda Buika’dan Simples Cosas çalarken yediğim churros ve İspanyol omletinden çok keyif aldım. Kahvaltı sonrası plaj boyunca yürüyüş yapmak da çok huzurlu. Barcelona öyle bir şehir ki hem aradığınız her şeyi bulabileceğiniz bir metropol, hem de marinasıyla kumsalıyla sahil kenti.

FLAMENKO’SUZ OLMAZ

Her ne kadar Katalan kültürünün değil de Endülüs kültürünün parçası da olsa, Barcelona’ya gelip flamenko gösterisine katılmadan geri dönülmez. Siz de benim gibi çabuk sıkılan bir yapıya sahipseniz, önereceğim yer Los Tarantos’tur çünkü 40 dk sürüyor (diğer yerlerde genellikle 1-1 buçuk saat). Siz sangrianızı yudumlarken, önce dans olmadan yanık çingene sesiyle flamenko gitarının uyumunu dinliyorsunuz sonra da geleneksel kostümü içinde bir İspanyol kadını müthiş dansıyla eşlik ediyor. Las Tarantos’un içine girdiğinizde sola dönün, mekanın barı orada. Hemen barın önündeki 5-6 kişilik kısma oturun, görüş açısı en iyi burada ve sahneye çok yakınsınız.

GAUDI’NİN BARCELONASI

Roma Da Vinci’nin, İstanbul Mimar Sinan’ın, Paris Hausmann’ın kabul edersek, hiç şüphe yok ki Barcelona’da Gaudi’nindir. Sagrada Familia, Park Güell, Casa Mila, Casa Battlo, Casa Vicens… Her birine sadece dışarıdan hayranlık duymak yetmez, içine de girip detayları incelerken hem bu eserlerin insan elinden nasıl çıktığına hayret edeceksiniz hem de kendinizi bir Wes Anderson filminde gibi hissedeceksiniz. Biletleri önceden internetten alabilirsiniz. Sürreal şehir dememin sebebi ise her bir köşeden heykel fırlaması. Ben normalde çok hızlı yürüyen biriyim ama Barcelona’da bu imkansız çünkü her yerde milyonlarca detay var ve incelemeden geçemiyorsunuz. Bütün ziyaretlerinizi yapsanız bile yapacaklarınız hiç bitmiyor, huzurlu parklarına kendinizi bırakıvermeniz bile başlı başına bir aktivite bence. Ya da şehrin sembolü haline gelmiş Las Ramblas caddesinde saatlerce amacınız olmadan yürüyüş yapmak da…

SÜRPRİZLERE HAZIR OLUN

İster alışveriş insanı olun, ister tarih, kültür-sanat, ister gece hayatı insanı… Barcelona’nın bütün ziyaretçilerini memnun edebileceği eşsiz güzellikleri ve sürprizleri var. Avrupa’nın diğer büyük şehirleri bir yana, Barcelona bambaşka bir yana… Sağlığınız yerindeyken kendinize Prontotour’un 4 gece 5 günlük Barcelona seyahatini hediye edin ve bu en büyük Akdeniz şehrinin tadını fütursuzca çıkarın

©2018 ProntoTour www.prontotour.com

Kimlik bilgilerinizle giriş yapın

veya    

Bilgilerinizi mi unuttunuz?

Create Account