ASYA’NIN KALBİ ÖZBEKİSTAN’I KEŞFEDİN

ASYA’NIN KALBİ ÖZBEKİSTAN’I KEŞFEDİN

Bazı ülkeler, ziyaretçilerine tipik bir tatilden daha fazlasını verme konusunda hayli cömert olabiliyor. Gezip gördüğünüz yerler, yediğiniz lezzetli yemekler ve tatil aktiviteleri kadar önemli olan bir diğer ayrıntı, gittiğiniz yerin kültürel ve tarihsel zenginliğidir. Aslında diğer tüm değişkenleri belirleyen bu ayrıntı özellikle Özbekistan’da öyle önem kazanıyor ki, seyahat dönüşünde rahatlamanın yanı sıra onlarca kitaplık bir bilgi deneyimi edinmiş oluyorsunuz. Peki, Özbekistan’da bunu ne sağlıyor? Gelin birlikte bakalım…

TARİHİ VE SANATSAL ZENGİNLİK

Asya’nın en orta noktasında bulunan ve bu nedenle Asya’nın merkezi olarak anılan Özbekistan, binlerce yıllık tarihi ve buna paralel sanatsal açıdan gelişkin zenginliğiyle ön plana çıkıyor. İslam sanatının en nadide eserlerine ev sahipliği yapan ülke, yakın tarihteki rejim değişikliklerinden ekonomik düzeyde etkilenmiş olsa da kültürel zenginliğini yansıtan hemen her unsuru korumayı başarabilmiş.  Özbekistan’da Büyük Timur İmparatorluğu’ndan bugüne kadar gelebilmeyi başarmış çok sayıda eser bulunuyor.

Özbekistan’da mutlaka görülmesi gereken yapıları tek tek saymak mümkün değil. Zira sadece Buhara kentinde UNESCO tarafından koruma altına alınmış 150’den fazla yapının olduğu bilinmelidir. Semerkant ve Taşkent içinse “tarihin doğrudan kendisi” ifadesi rahatlıkla kullanılabilir. Özbekistan’ın özellikle Türk seyahat severler için bir diğer avantajı ise Özbekçenin Türkçeye hayli yakın olması. Dil yakınlığı nedeniyle ülkenin çeşitli müzelerinde sergilenen edebi eserler ve günümüze uyarlanmış halleri daha detaylı incelenebilir.

MİSAFİRPERVER ÖZBEK HALKI

Özellikle Avrupa otelleri tarafından “Türk Misafirperverliği” mottosu, bir kültürün misafirperverliği ve hoşgörüsüyle kültürel anlamda ne denli markalaşabileceğinin en güzel örneğidir. Özbekistan halkının misafirperverliği ise bu açıdan deyim yerindeyse birkaç gömlek fazladır. Henüz havalimanında hissedebileceğiniz değer duyusu, kesinti olmaksızın seyahatinizin bitimine dek aratarak sürecektir. Hatta kimi durumlarda kendinizi bir ülkenin kralı gibi dahi hissedebilirsiniz. Eğer bir Özbek evine konuk olma fırsatı yakalarsanız, elinizi yıkamanız için size su dökmek isteyen ev sahibiyle karşılaşıp, konforunuz için çırpınan ev sahibinin sevgi ve hoşgörüsünü doruklarda hissedebilirsiniz. Bu tutum oteller, restoranlar ve bilumum yerlerde aynı özenle yabancı misafirlere ayrım yapılmaksızın gösterilir.

LEZZETLİ YEMEKLER VE EŞLİK EDEN RİTÜELLER

Batı uygarlığı için Fransız yemek kültürü ne kadar önemli ise Doğu için de Özbek yemek kültürü o kadar önemlidir. Asya coğrafyasını paylaşan hemen her ülke mutfağını etkilemeyi başarabilmiş olan Özbek mutfağı gerek lezzeti gerekse ritüelleriyle ön plana çıkıyor.  Özbek mutfağının en önemli yemeklerinin başında dünyaca ünlü Özbek Pilavı geliyor. Bolca kuzu eti ve çeşitli baharatlar ile hazırlanan Özbek Pilavı, lezzet konusunda oldukça iddialı.

Özbek kültürünün en önemli aktörlerinden olan bu pilavın yapılışı da, servisi de ayrı bir ritüel. Öncelikle Özbek kültüründe, özellikle evde bir misafir ağırlanıyorsa, pilavı kesinlikle erkek yapıyor. Toplu şekilde ve olabildiğince büyük bir kazanda yapılan pilav, sofraya ana yemek olarak getiriliyor ve mutlaka hep birlikte tüketiliyor. Rutin eş-dost ziyaretlerinde de oldukça sık tüketilen ve buluşmanın öznesi olan Özbek pilavı, eğer eve özel bir misafir gelmişse özellikle yapılıyor. Gerek Özbek pilavında gerek diğer tüm yemeklerde misafire gösterilen özen, Özbek kültürünün en katı kurallarından. Yani evinize gelen bir misafire mutfağınızı ve gönlünüzü tamamen açmanız gerekiyor.

©2018 ProntoTour www.prontotour.com

Kimlik bilgilerinizle giriş yapın

veya    

Bilgilerinizi mi unuttunuz?

Create Account