BERLİN’İN DÜNYACA ÜNLÜ NOEL PAZARLARIYLA TANIŞIN

BERLİN’İN DÜNYACA ÜNLÜ NOEL PAZARLARIYLA TANIŞIN

Avrupa’nın Noel pazarları her sene Kasım sonunda kurulup 24-26 Aralık’a kadar açık kalır, hatta bazı şehirlerde senenin son gününe dek kaldırılmaz. İnsanların bu renkli, sıcak atmosferi yaşamak için merkeze uzak yerlerden kalkıp seyahat ettikleri ve birliğin, eğlencenin keyfine vardıkları döneme denk gelmeyi çok istiyordum ve bu yıl nihayet amacıma ulaştım.

Bilinen en eski Noel pazarlarının yüzyıllar önce Almanya şehirlerinde kurulduğunu okumuştum. Bugün Brüksel, Strasburg, Zurih, Viyana, Stokholm gibi şehirlerde de yaygın olmakla beraber en bilinenleri Almanya’nın Berlin, Köln, Münih, Dresden, Frankfurt gibi büyük şehirlerindeymiş. Biz de rotayı seçme konusunda kararımızı Berlin’den yana kullandık.

gendarmenmarkt

Noel’in Işıltısı

Noel pazarlarında ne bulmak istiyorsun diye sorsalar, müzik, ışık, renkli süslemeler, sıcak içecekler, tarçın ve baharat kokulu kurabiyeler, kırmızının, beyazın ve yeşilin vurgulandığı yılbaşı atmosferi derdim sanırım. Ne hayal ettiysem işte hepsi Berlin’de karşımdaydı. İnsanlar sabah 10’da açılan ve şehrin farklı noktalarına kurulan süslü alanlara, ahşap kulübeler içinde satış yapılan pazarlara koşuyorlar. Günün belli saatleri daha tenha olmakla beraber hava 16.30-17.00’de kararmış oluyor ve asıl kalabalık okul çıkışı, iş dönüşü, akşam yemeği saati gibi dönemlerde karşınıza çıkıyor. Hafta içi 21.00-22.00’ye dek açık, hafta sonu biraz daha uzun sürüyor. İnsanlar derken yaş ayırt etmiyorum çünkü gençler, anne babalarıyla gelen çocuklar, orta yaşlılar, her milletten ve her ırktan gelen ziyaretçiler burada. Ailelerin akşam saatlerinde çocuklarını eğlence amaçlı getirdikleri çok açık çünkü büyük pazarlarda dans ve ışık gösterileri, mini konserler, lunaparklar da var. Bu yıl ilk Noel pazarı gezim olduğu ve havanın soğuğunu kestiremediğim için oğlum yanımda yoktu ama çam ağacı süslemesine bayılan evdeki minik, buradaki ortamı görse gözleri ışıl ışıl olurdu eminim. Bir sonraki geziye çocuklu gitmeye niyetliyim.

Berlin_noel (3)

Noel şarkılarına, geleneksel Noel kostümleri içindeki dansçılar ve sahne sanatçılarına, evlerin binaların camlarından sarkan Noel Baba oyuncaklarına kısa sürede alışıyor insanın gözü kulağı. Köylerde yaşayan insanların bile yılın bu zamanında mutlaka şehirlere akın ettiğini, eğer alışveriş yapacaklarsa bu dönemde daha çok para harcadığını anlatıyorlar. Yerel ürünlerin en fazla alıcı bulduğu zamanlardayız. Çam ağacı süslemelerinin, tealight mumlukların, kurabiye ve tatlıların, kışlık giyim ürünlerinin, yılbaşı ve Noel ile ilgili kitapların satıldığı standlar dolup taşıyor.

Nasıl süsledikleri ayrı bir soru olmakla beraber etrafta binlerce çam ağacı var. Bazılarının boyları 25-30 metreyi buluyor. Sokak aralarında yolunu kaybedersen tıpkı bir kilometre taşı gibi binaların arasından sana göz kırpıyorlar. Aydınlatması, temizliği, bakımı ciddi organizasyon işi belli, sezonun ülke ekonomisine katkısını düşünüp kaz gelecek yerden tavuk esirgememişler diyorum. Ahşap kulübelerin içinde onlarca çeşit peynir, şişeyle ya da kupayla alabileceğiniz alkollü içkiler ama en çok da taze ve nefis sıcak şarap – Almanca Glühwein satılıyor. Aslında zamanında kayak sonrası sporcuların ısınma içkisi diye kullanılan, tarifinde tarçın ve karanfil de olan bu güzel içki şimdi en çok Noel zamanları görücüye çıkıyormuş. Her pazarda, her semtte satılıyor, porselen kupalarda tanesi 30-3,5 Eur bedelle ancak kupanın kırılma ya da kaybolma riskine karşın depozito ile beraber yani 6-7 Eur satılıyor. Elinde kupan, etrafa bakarak pazarın ışıl ışıl ortamına geziyor, sohbet ediyorsun. Geri götürünce de depozitonu iade ediyorlar. Dikkat ettim valla hiç kimse tek kupayla kalmıyor. İçimi hafif, alkol yüzdesi %12-13’ten biraz daha düşük. Sıcak şarap su gibi akıyordu dersem yalan olmaz.  Neşeyle gülümseyenlerden sürekli bir kadeh tokuşturma sesi yaylıyor etrafa. “ Haydi o zaman, Prost! “  Sağlığına, şerefine dostum!

Berlin_noel (2)

Ayak üstü atıştırmalık bar taburelerinde yenebileceği gibi, minik ahşap kulübelerin içinde masa düzeni olan portatif restoranlar da var. Çok kalabalık olduğunda kapıda kuyruk beklemek gerekiyor. Menüleri tam teşekküllü restoran menüsünden biraz farklı , daha az çeşit var. Balık, hindi, ördek , sosis gibi et seçeneği, patatesle yapılan pek çok çeşit atıştırmalık ve ana yemek, çorbalar, küçük etli hamur topları sıkça karşınıza çıkıyor. Berlin’de sezon Noel olsa da, genel olarak yeme içmenin diğer Avrupa şehirlerine göre ekonomik olduğunu düşünüyorum. Sohbet ettiğim yeni Alman arkadaşlarıma da soruyorum, doğruluyorlar.  Et, bira, karbonhidrat, şarküteri ve şarap Berlin mutfağında hemen hemen her yerde. Vejetaryenler biraz üzülebilir. Şekeri çok azalttığım için canım meşhur Alman pastaları ve tatlılarından istemiyor ancak kahve yanında hemen hemen herkes bir şey ısmarlıyor. Yeme içme hem ucuz hem keyifle yapılıyor bu şehirde, test edip onaylıyorum.

 

Kaldığımız süre boyunca Berlin şehrini gezerken pek çok semtte karşıma çıkan dikkat çekici Noel pazarlarından kısa kısa notlar aktarayım size, gitmek isterseniz bunları görmeden dönmeyin:

Gendarmentmarkt: Konzerthaus ‘un hemen önünde kurulan ve girişinin diğer pazarlara göre ücretli olduğu, Weihnachts Zauber Gendarmenmarkt kişi başı 1 Eur, bedel alınan en merkezi pazarlardan biri. Yüzlerce yıllık Konzerthaus’un kubbelerine ışık ve lazer gösterileri uygulanıyor. Hafta sonu çok kalabalık oluyor ancak görülmeye değer. Gece 12’ye dek ortasındaki mini sahnede dans & müzik gösterileri de sergileniyor. İçindeki hediyelik eşya dükkanları çok çeşitli , fiyatlar diğer pazarlara göre ortalama % 20-25 daha pahalı ancak Glühwein her yerde olduğu gibi burada da 3 Eur, mesela.

Berlin_noel (1)

Alexanderplatz: İçinde buz pateni pisti, mini lunapark, atlı karınca ve küçük bir midilli çiftliği bulunduğu için çocukla gidilebilecek en uygun Noel pazarı olarak burayı seçtim.  Alexanderplatz pek çok otobüs hattında, metro ve tramvayda ana durak olduğu için buraya ulaşım her yerden kolay. Çıkışta ünlü Fernsehtum’a  (Televizyon kulesi) gidebilir, 365 metre yükseklikten hem şehrin ışıklarına hem de eğlenceli Noel pazarlarına kuş bakışı göz atabilirsiniz.

alexanderplatz

Bradenburger Tor: Berlin şehrinin sembollerinden biri olan Bradenburg Kapısı’nın hemen yakınlarında kurulan küçük bir Pazar ancak meydanın aydınlatması, etrafta dolaşan faytonların varlığı, dev çam ağacının süslemeleri ışığında bir kahve ya da sıcak şarapla etrafın keyfini çıkarmak mümkün. Buradan dümdüz yürüyerek ünlü Unter den Linden ( Ihlamurlar Altında yolu ) caddesinden Friedrichstrasse ve Alexanderplatz’a ulaşabilirsiniz.

bradenburgertor

Charlottenstrasse: 1690’larda kraliçe Sophie Charlotte’nin yazlık sarayı olarak inşa edilmiş güzel yapının, Schloss Charlettenburg ‘un  hemen önünde kuruluyor. Girişi ücretsiz, şehri Hop On Hop Off gezebileceğiniz sarı otobüs hattının ana duraklarından biri de tam önünde. Otobüsten atlayıp, bu güzel pazarı gezip, öğle yemeğini bir sıcak somon sandviçle geçiştirip geri dönebilirsiniz. Pazarın sağ tarafında harika bir küçük kitapçı dikkatinizi çekecek, Noel zamanını anlatan en güzel resimli romanları orada buldum. Oğlum için bir iki tanesini kaptım.

schlosscharlottenburger

Postdamer Platz: Daimler Chrsyler ve Sony gibi dev firmaların genel merkezlerinin bulunduğu , günde yaklaşık 100 bin insanın ziyaret ettiği ana meydan bana fazla ticari bir alan gibi görünse de yüksek binaların ışıklandırmalarıyla etraf oldukça aydınlık. Greta Garbo ve Charlie Chaplin’in kaldıkları eski Grandhotel Esplanade bölgenin iş merkezi konumuna taban tabana zıt bir hava veriyor. Buraya kadar gelmişken bu farklılığı da gözleriniz yakalayacak, eminim.

alexanderplatz2

Kurfürstendamm: Hediyelik eşya dükkanları, mağazalar, dev alışveriş merkezleri, kafeler ve tiyatro ve sanat galerileri ile çevrili bu alanda irili ufaklı pek çok Noel pazarı var. Keşif rotanıza bağlı olarak birinden çıkıp öbürüne girmek vaktinizi hoşça geçirtebilir.

kurfürstandam

Son olarak bir Noel pazarı olmasa da, binanın süslemeleri ve aydınlatmasıyla yılın bu döneminde ilginizi çekebilecek bir yapı ; Friedichstadtpalast ‘ı öneriyorum. Hem Berlin’in hem Avrupa’nın en büyük revü tiyatrosu burası. Orkestra ve tiyatro ekibinin ünlü şovları için kapıdan bilet alabileceğiniz gibi, visitberlin.com sitesinden önceden de indirimli yer ayırtabilirsiniz.

©2018 ProntoTour www.prontotour.com

Kimlik bilgilerinizle giriş yapın

veya    

Bilgilerinizi mi unuttunuz?

Create Account