Beyrut’ta 48 Saat

Beyrut’ta 48 Saat

İki günlük kısa bir tatil için aklınıza ilk gelen şehirler arasında Beyrut yoksa çok şey kaçırıyorsunuz demektir. Orta Doğu’nun Paris’i olarak tanınan Lübnan’ın başkenti, kültür, sanat ve eğlence dolu!

Beyrut’a varış

Beyrut’un Rafik Hariri Uluslararası Havalimanı, şehir merkezinden yedi kilometre uzaklıkta bulunuyor. Alandan şehir merkezine ulaşmak ise motorlu taşıtlar ile ile yaklaşık 10-15 dakika kadar sürüyor. Havalimanından merkeze ulaşım sağlayan bir toplu taşıma hizmeti yok, bunun için özel minibüsler kullanılıyor. Havalimanının önündeki otoparktan kalkan bu minibüsler ile kısa sürede gideceğiniz yere varabiliyorsunuz. Ayrıca havalimanı işletmesi tarafından yetkilendirilmiş özel taksilerin sizi varış terminalinin yanındaki alanda beklediğini de göreceksiniz. Yanında havalimanı logosu gördüğünüz taksiye güvenle binebilirsiniz. Resmi olarak belirlenen ücret 35-40.000 Lübnan Pound’u civarında ama pazarlıkla fiyatı düşürmek mümkün. Eğer aceleniz varsa, taksilerden sizi en yakın toplu taşıma aracı durağına bırakmasını isteyebilir ve yolunuza oradan kendiniz devam edebilirsiniz.

Bunları unutmayın!

Uzun yıllardır süregiden savaşlar ve bombalamalar sebebiyle Beyrut’a seyahat etmenin güvenli olmadığını düşünebilirsiniz. Ama son birkaç yıldır, Beyrut’un hiç olmadığı kadar güvenli olduğunun da altını çizmek isteriz. Şu anda şehirde ve ülkede herhangi bir savaş sıkıntısı mevcut değil. Ama siz yine de özellikle gecenin geç saatlerinde şehir merkezi içerisinde kalmaya, ülke içinde farklı şehir ve kasabalara seyahat ediyorsanız geç kalmamaya ve pasaportlarınızı yanınızda taşımaya özen gösterin.

beyrut_seyahat


İLK GÜN

Sabah

Güne otelinizdeki zengin Lübnan kahvaltısı ile başlayın ve yediğiniz tüm o muhteşem hamur işlerini eritmek için fotoğraf makinenizi kapıp, Corniche bölgesinden Raouche’a doğru yürüyebilirsiniz. Güvercin Kayası olarak da bilinen, denizdeki iki kayalık Raouche’un karşısında uzanan bu kordon, 3.4 kilometre uzunluğunda ve Lübnan henüz Fransız sömürgesi altındayken yapılmış. Raouche, genç-yaşlı demeden her Beyrutlu tarafından çok seviliyor; burada koşu yapanları, balık tutanları, kafelerde nargile içenleri görmek mümkün. Siz de güne burada başlayıp, St. George’s Körfezi’nden karşıdaki Sannine Dağları’nı izleyerek muhteşem fotoğraflar çekebilirsiniz. Eğer bu sabah yürüyüşünüz sırasında susadığınızı hissederseniz, geleneksel Arap kahvesi ‘ahwe’ veya taze sıkılmış portakal suyu içebileceğiniz sokak satıcılarından güvenle içecek bir şeyler satın alabilirsiniz. Öğle vakti yaklaştığında, şehirde toplu taşıma olanakları kısıtlı olduğundan bir taksiye atlayarak Beyrut Ulusal Müzesi’ne doğru yola çıkın. Taksiye binmeden önce fiyatta pazarlık yapmayı unutmayın, yolun en fazla 10-15.000 Lübnan Pound’u civarında tutması gerekiyor. M.Ö. 9000’den M.S. 16. Yüzyıla uzanan zengin arkeolojik bulgu ve tarihi eser koleksiyonuna sahip müze, ülkenin tarihi zenginliği ile tanışmak için bulunmaz bir fırsat sunuyor. Öğle yemeği Müze ziyaretiniz bittikten sonra yeniden bir taksiye atlayıp, Mar Mikhael bölgesindeki Tawlet isimli restorana gidebilirsiniz. (12 Rue Naher, Armenia St.) Bu küçük mekanın özelliği, her gün farklı bir şefin başa geçip, günlük değişen menülerle muhteşem Lübnan yemekleri sunması. Tawlet, Souk el Tayeb adındaki çiftçi pazarını yöneten kişiler tarafından işletiliyor. Eğer öğle yemeğinde fazla oyalanmadan rotanızı Souk el Tayeb’e çevirirseniz, (cumartesi günleri 09:00-14:00 saatleri arasında) denemek için organik bal, baharat, turşu ve ev yapımı labne peynirleri alabilirsiniz.

beyrut_seyahat_2


Öğleden sonra

Keyifle yediğiniz leziz mi leziz Lübnan mezelerinin ardından Mar Mikhael bölgesinde dolaşabilir veya eski Osmanlı tarzı binaları görmek için Gemmayze’ye geçebilirsiniz. Hava karardığında bu sokakların şehrin en iyi bar ve kulüpleriyle hareketlendiğini de belirtelim. Sanatsever ve Avrupalı turistler de bölgedeki Torino gibi kulüplerin müdavimlerinden.

Rue Gouraud caddesinin sonunda ise sizi Saifi Kasabası bekliyor. Onun hemen ilerisinde ise Place des Martyrs yani Şehitler Sarayı. Bu güzel şehrin uzun yıllar boyunca savaşlardan çektiği acıları yansıtan bu bölge, şehir Osmanlı hakimiyeti altındayken ölen Lübnanlıların anısını da yaşatmaya devam ediyor.

Akşam olunca

Artık karşınıza çıkan her Beyrut pazarını gezdiğinizi düşünüyoruz. Aralarında aşırı lüksleri de olan bu otantik pazarları gezmekten yorulmadığınızı umuyoruz. Beyrutlular, akşam yemeğini geç saatte yerler, saat 22:00 gibi restoranlar yavaş yavaş dolmaya başlar. Eğer yer bulmak istiyorsanız, ya mekana önceden gitmeniz gerekir ya da rezervasyon yaptırmanız. Güzel manzaralar eşliğinde yemek yemek isteyenler, Abd el Wahab adlı mekanda rezervasyon yaptırabilirler. (51, Abd el Wahab, El Inglizi St.) Unutmayın, mekanlarda yer bulmak için erken yemek yemeyi göze alırsanız daha kolay rezervasyon yaptırabilirsiniz. Akşam yemeği için tercih ettiğiniz restoranda, Lübnan şarabınız ve nargileniz masanıza geldiğinde menüden bir seçim yapın. Özellikle humus, tabbule salatası ve içli köfteyi tavsiye ederiz. Gece uyumayı sevmeyen Lübnanlılara katılmak isterseniz de, şehrin en iyi gece kulüplerinden Music Hall sizi bekliyor!

beyrut_seyahat_3


İKİNCİ GÜN

Sabah – öğle yemeği

Dün çok yoruldunuz, umarız ki iyi bir uyku çekebilmişsinizdir. Kahvaltının ardından yollara düşün ve şehrin biraz dışındaki güzel Bekaa Vadisi’ne gidin. Tanail’deki aile işletmesi Massaya Bağı’nda, hem ünlü Lübnan şaraplarının yapımını görebilir hem de restoranlarında uygun fiyata Lübnan mezelerinden yiyebilirsiniz. Vadide uzun bir bağ gezisinin ardından öğle yemeğini de Massaya’nın restoranında alabilirsiniz. Taze pişirilmiş sac ekmekleri, sayısız meze ve barbekü etlerle dolu muhteşem lezzette bir öğle yemeği sizi bekliyor.

Öğleden sonra

Bekaa Vadisi’ne gidip de Baalbek’deki büyüleyici tapınakları görmeden şehre dönmek olmaz. Atina ve Roma’daki tarihi kalıntılarla yarışacak güzellikle olan bu tapınaklar, M.Ö. 9000 yılından bu yana ayakta kalmayı başarmış. Burada Baküs Tapınağı’nı gezebilir, İmparator Trajan’ın ayakizlerini takip edebilirsiniz.

Akşam olunca

Bekaa’dan dönüşte nispeten uzun süren yolda biraz uyumayı başardıysanız şanslısınız. Tüm gün tarihi tapınakları ve bağları gezmekten yorulduysanız, acıkmışsınız da demektir. Ama daha yemeğe çok var. Bu sürede dileyenler şehir merkezinde kaybolup Beyrut’u keşfedebilir veya otellerine gidip akşam yemeğine kadar biraz daha dinlenebilirler. Beyrut’ta 7 gün 24 saat, yılın her günü açık olup da Al Falamanki (alfalamanki.com) gibi muhteşem manzaralar sunan ve harika bahçelere sahip olan çok az restoran bulunuyor. İncirli hellim peyniri; baharatlı keçi sütünden yapılmış labne peyniri; şeker pancarlı kızarmış patatesler Al Falamanki’de sunulan mezelerden birkaç tanesi. Günü sonlandırmak içinse tıpkı yerel halkın yaptığı gibi bulunduğunuz mekanda arkadaşlarınızla tavla oynayabilir, dilerseniz gece kulüplerine geçerek Beyrut’taki son gecenizi dans ederek geçirebilirsiniz.

bakus-tapinagi

©2019 ProntoTour www.prontotour.com

Kimlik bilgilerinizle giriş yapın

veya    

Bilgilerinizi mi unuttunuz?

Create Account