DAMAK TADINIZI GİRİT MUTFAĞI İLE RENKLENDİRİN

DAMAK TADINIZI GİRİT MUTFAĞI İLE RENKLENDİRİN

Girit mutfağı, adını belki de ilk kez duyacağınız otlar, incirle tatlanan kuzu etleri ve sağlığın altın bekçisi zeytinyağıyla donanmış sofralarında hoş bir sohbet için Girit turuna çıkan gezginlerini bekliyor. Akdeniz’in sıcak insanları ve tarih dolu dar sokakları ile yüzölçümü en büyük beşinci adası olan Girit, zengin mutfak kültürüyle ve yemyeşil sofralarıyla ziyaretçilerine lezzet ve sağlık vadediyor.

Girit’te Yeşil Sofranın Taze Kekikli Baş Tacı: Kuzu Eti

Bir ot yemeği eğer etsiz pişirilmişse Girit halkının deyimiyle, “güzelim otlar boşa gitmiş” demektir. Girit yemekleri için sözü edilen et türü ise çok büyük bir ihtimalle kuzu etidir. Girit turu; taze kekiğe bulanmış kuzu etine eşlik eden, damak zevkiniz kadar kelime hazinenizi de geliştirecek yabani otlarla tanışmanız için eşsiz bir fırsat. Kuzu etiyle pişmiş ana yemeklerin keskin kokulu şifa kaynağı arapsaçı, yabani kuşkonmaz türü olan asfaraca, lahana kökünün hasat sonrası ilk filizi olan cibez ve şevket-i bostan bu mutfakta ustalıkla haşlanıyor. Bu ustalığın sırrı ise Girit turunda kulağınıza mutlaka fısıldanıyor. İşin püf noktası, otları yeşilliğini kaybetmeden pişirmek… Girit kadınlarının mahareti yüzyıllardır bununla ölçülüyor.

Peksimeti Yumuşatmanın En Lezzetli Yolu: Girit Salatası

Girit turunda, doğadan toplanan yabani otların az malzemeyle bir araya gelerek nasıl harika salatalara dönüştüğünü keşfederken; Girit mutfağına dair bir notu daha aklımıza yazmakta fayda var. “Az ama öz, her zaman kaliteli, günlük ve taze” kavramları bu mutfağın en kadim felsefesi. Sofralarında misafir ağırlamayı çok seven, yeme içme zamanlarını ziyafete dönüştüren Girit halkı, yemek pişirmek için en iyi malzemeleri seçerken Girit salatası da bu felsefeye göre hazırlanıyor. Günlük toplanan turp otu, radika, sirken, ısırgan, iğnelik ve hardal otu gibi yabani yeşillikler biraz haşlandıktan sonra; limon, sarımsak ve zeytinyağıyla buluşuyor ve bir Girit’te mutlaka tadılması gereken salatalara dönüşüyor.

Girit halkının aile ve misafire duyduğu saygıyı, doğaya göstermesi Girit turunda gözünüzden kaçmayacaktır. Her bir yaprağın, her bir damlanın değerlendirildiği Girit mutfağında, bayat ekmekler fırınlarda kurutularak salatanın sosuna batırılmaya hazır peksimetlere dönüştürülüyor. Peksimetin orijinali ise nohut mayasından hazırlanan lezzetli bir hamurla yapılıyor.

Girit Mezeleri Buğulamayla, Dolmalar Kabak Çiçeğiyle Buluşuyor

Girit adası, adeta verimli toprakların hasadını deniz mahsulleriyle birlikte sunmak için yaratılmış bir coğrafya. Girit turu, sizi adanın tarihi ve doğasıyla buluştururken ada mutfağı ise özenle işlenen deniz ürünleri ve iştah açan mezelerle donatılmış bir sofraya davet ediyor. Girit halkı, kuzu etine olduğu kadar balığa da çok düşkün. Sağlıklı yaşamanın bilgeliğiyle donatılmış Girit kültürü, söz konusu balık olunca yine sağlıklı bir pişirme yöntemi olan buğulamayı tercih ediyor. Balığı her mevsim tüketmenin lezzetli çözümünü ise lakerda, çiroz ve tuzlama sardalya ile buluyorlar. Girit mutfağı balıksız olmayacağı gibi; mezeleri tadılmadan biten bir Girit turu da olamaz elbette. Ev yapımı yoğurt, salatalıkla buluşup cacık, semizotuyla birleşip sağlık olurken; sıcak mezelerde ise kızartılmış kalamar ile sirke ve şarap içinde servis edilen “Chochlioi boubouristi”; yani kızartılmış salyangoz bekliyor.

Mezeleri tadarken klasik dolma hakkında bildiklerinizi de Girit kabağı dolması ile unutmaya hazır olun. Girit kabağı, dolma için kullanıldığı gibi zeytinyağlı olarak da servis ediliyor. Salçanın hiç kullanılmadığı Girit mutfağında domates ile hazırlanan yemeklerden biri olan bu zeytinyağlı lezzete, bütün pişirilmiş kuru sarımsak eşlik ediyor. Bu lezzetli kabak türü, Girit’te dolma, salata ve zeytinyağlı olarak karşınıza çıkarken; kuru baklanın “fava” adı verilen lezzetli bir Girit mezesi haline gelişi de iştahınızı kabartabilir. Meze olarak yapılan, ama çerez gibi yenilen Girit dolması ise her sabah taze toplanan kabak çiçeğiyle hazırlanıyor. Salatalara eşlik eden peksimet, deniz mahsulleri sofrasında ve Girit turunda bu kez sizi yakın arkadaşlarıyla tanıştırıyor. Pita ekmeği ve Girit’in muhteşem karışık otlu Girit böreği, yöresel lezzetleri denemek isteyenlere sıcacık servis ediliyor.

Zeytinyağlı Girit Kurabiyesi Ve Şerbetli Hamurlarla Girit Turunda Tatlı Sohbetler

Girit Adası’nın misafirperver ve sıcakkanlı insanları Girit turunda sizi tatlı bir sohbete davet ettiğinde; içeride sıra dışı Girit tatlıları ve incir, bardacık ve üzümle donatılmış meyve tabakları ile karşılaşmaya hazır olun. Şeker ve sütü, lor peynirle hatta süt kabağıyla lezzetli tatlılara dönüştüren Girit mutfağı, zeytinyağlı Girit kurabiyeleri ile de meşhur. Trivirya adı verilen zeytinyağlı, portakal kokulu bu kurabiyeler, Girit turuna katılan gezginlere ev yapımı limonata ile sunuluyor ve Girit turu molalarının sembolü haline geliyor. Girit mutfağı, sütlü tatlılarda ise en çok damla sakızı kullanmayı seviyor. Sakız; tatlılara ve reçellere tat verdiği kadar kahvelere de aroma veriyor. Girit turunda isimleriyle sizi şaşırtan lezzetler, sıra tatlılara geldiğinde yerini şerbetli kalburabastı tatlısına bırakıyor. Tabi yine zeytinyağı ile hazırlanan hamurun içi, cevizle doldurulup piştikten sonra şerbetleniyor. Girit mutfağının tatlı böreklerinden lorlu börek ise, günlük tatlı lordan yapılıyor.

Sabah kahvaltılarına soğuk bardacıkların, yeni kızarmış susamlı pişilerin, hayatlarına ise sağlık ve neşenin eşlik ettiği Girit adası ve sakinleriyle tanıştığınız Girit turu, tazeliklerle dolu bir lezzet durağı. Girit turunda zeytinyağının usta ellerde sağlığa ve eşsiz tatlara dönüşümünü izlerken; dönüşte birkaç Girit mutfağı tarifini, sağlığı ve hayattan keyif alma yeteneğinin yayılan enerjisini yanınızda götürebilirsiniz.

 

 

 

©2019 ProntoTour www.prontotour.com

Kimlik bilgilerinizle giriş yapın

veya    

Bilgilerinizi mi unuttunuz?

Create Account