DÜNYA GÖZÜYLE GÖRÜLMESİ GEREKEN 20 UNESCO DÜNYA MİRASI LİSTESİ

DÜNYA GÖZÜYLE GÖRÜLMESİ GEREKEN 20 UNESCO DÜNYA MİRASI LİSTESİ

UNESCO, Dünya Mirası Listesi sözleşmesiyle dünya üzerinde insanlığın ortak mirası kabul edilen evrensel değerleri, gelecek nesillere aynı şekilde aktarmak amacıyla koruma altına alıyor. Günümüzde Türkiye’den 16’sı kültürel, 2’si doğal, toplamda 18 miras alanı bu listede yer alıyor. Dünya geneline bakıldığında ise bu sayının 1000’i aştığını söylemek mümkün. Bugün sizler için UNESCO Dünya Mirası Listesi’nin sadece 20 tarihi ve doğal güzelliğini radarımıza aldık! Kimisi tarih öncesinden miras kimisi doğanın bir şaheseri… Ama hepsi de dünya gözüyle en az 1 kez görülmesi gereken rotalar arasında! Adı üzerinde miras… Hemen şimdi olmasa da bir gün mutlaka gitmeniz gereken ve seyahat listenizde sırası ne olursa olsun mutlaka bulunması gereken yerler…

1. Masal Diyarı: Taç Mahal, Hindistan

Hindistan’ın Agra kentinde yükselen Taç Mahal, 73 metrelik yüksekliğiyle islam türbe mimarisinin en güzel örneklerinden birisini sembolize ediyor. Babür İmparatorluğu Hükümdarı Şah Cihan tarafından, ölen eşi Mümtaz Mahal anısına tasarlanan bu eşsiz mimari, büyük aşkı simgelediği için Hintlilerin kalbinde büyük bir önem arz ediyor. Beyaz mermerden yapılan dört minaresi ve yakut, inci, zümrüt, pırlanta gibi değerli taş süslemeleriyle gören tüm turistlerde adeta göz kamaştırıcı bir etki yaratıyor. 1983 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi içinde yer alan bu mimari yapıyı, Hindistan’ın büyüleyici atmosferini hissetmek için mutlaka ziyaret etmelisiniz.

2. Gizemler Dünyası: Gize Piramitleri, Mısır

Mısır’ın 3 şaheseri olarak bilinen Gize Piramitleri’nin tarihi geçmişi yaklaşık M.Ö 3000’li yıllara kadar dayandırılıyor. Keops, Mikerinos ve Kefren isimleriyle anılan bu anıtsal kompleks, görkemli ve çekici duruşuyla kitaplara, filmlere ve belgelere konu oluyor. Büyük Piramit olarak bilinen Keops, antik dönemden günümüze kalmış tek eser. Ayrıca Dünya’nın 7 Harikası Listesi’nde de yer alıyor. Anıtsal yapıların yer aldığı bölgede bir de bu piramitleri korumak amacıyla yapıldığı tahmin edilen Büyük Gize Sfenksi var. Peki piramitleri bu denli gizemli yapan durum ne? Tabii ki de taç bloklarının tonlarca ağırlıkta olması. Keops Piramidi’nin 146 bin 478 metre yüksekliğinde inşa edilmiş olması, bu taşların sadece insan gücüyle nasıl taşındığı sorusunu akıllara düşürüyor. Dolayısıyla bugünün şartlarında bile mümkün olmayan bu tasarımın 4500 yıl önce yapılmış olması, piramitlerin gizemini yüzyıllardan beri sürdürüyor.

3. Antik Dünyaya Yolculuk: Akropolis, Atina, Yunanistan

Atina gezilerinin başlangıç rotası elbette dünyaca ünlü Akropolis. Çok başarılı mimari yapıtları bünyesinde barındıran tapınak kompleksi, görenleri hikayeleri ve eşsiz dokusuyla kendine hayran bırakıyor. Yunancada yukarıda bulunan şehir anlamına gelen Akropolis, ilk kez Cilalı Taş Devri’nde yerleştirilmiş. Üstelik içerisinde hazine daireleri, idari merkezler, evler, kraliyet sarayları ve tapınaklar gibi yerleşime dair bölümler bulunuyor. UNESCO Dünya Mirası Listesi arasında bulunan antik kenti, Atina gezinizde keşfederek tarihi ve kültürel anılara tanıklık edebilirsiniz.

4. Yüzölçümünde Küçük Manevi Değerde Büyük: Vatikan Şehri

1000’e yakın nüfuslu küçük bir devlet düşünün! Evet katolik inancının merkezi olan Vatikan’dan bahsediyoruz. Dünyanın en küçük ülkesi olarak bilinen ve papa tarafından yönetilen Vatikan, her köşesinde konumlanan tarihi ve turistik güzellikleriyle dünyanın her yerinden turist çekmeyi başarıyor. Pietro Bazilikası, Palazzo Torlonia Sarayı, Castel Sant’Angelo, Palazzo del Commendatore ve Vatikan Koridoru ise gezilebilecek yerlerden birkaçı. Üstelik Vatikan gezisi için vize almanıza da gerek yok! İtalya için aldığınız Schengen vizesi ile ülkeye rahatlıkla giriş yapabiliyorsunuz.

5.  Dünyanın Tabii Mirası: Yellowstone Milli Parkı, ABD

ABD’nin ve dünyanın ilk ulusal parkı olma unvanına sahip olan Yellowstone; Wyoming, Montana ve Idaho eyaletlerinin tam kesişim noktasında konumlanıyor. Parkın içerisinde 300 civarı gayzer ve 290’ı aşkın da şelale görebilmek mümkün. Yeraltı kaynaklarının dışında kuş, balık, sürüngen ve memeli gibi farklı türde sayısız hayvana ev sahipliği yapıyor. Doğayla iç içe vakit geçirmek, tekne gezintisi yapmak, balık tutmak ve yürüyüşe çıkmak istiyorsanız Yellowstone Milli Parkı tam sizlik!

6. Tarihe Işık Tutan Bir Miras: Çatalhöyük Yerleşimi, Konya

UNESCO Türkiye Mirası Listesi’nde yer alan Çatalhöyük, neolitik döneme ait ilk yerleşimlerin başında geliyor. Konya ilinin Çumru ilçesinde bulunan bu yerleşim alanı; ilk ev mimarisi, inanç mabetleri ve ana tanrıça kültü gibi eserleriyle adeta insanlık tarihine ışık tutuyor. İlk kez 2012 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne eklenen Çatalhöyük sayesinde medeniyetin ve ziraatin temellerini daha iyi analiz edebileceksiniz.

7. Fantastik Dünyaya Yolculuk: Galapagos Adaları, Ekvador

Fantastik anlar yaşamak isteyenlerin uğrak noktası Galapagos, aslında Ekvador’a bağlı bir tür takımadalar grubu. İnsanoğlunun çok geç keşfettiği bu adalarda hayal gücünüzü aşan birbirinden güzel hayvanlara ve bitkilere rastlayabilirsiniz. Dev kaplumbağalar, deniz iguanaları, albatroslar ve mavi ayaklı kuşlar, doğanın gücüne bir kez daha hayranlık duymanızı sağlıyor. Adanın bir diğer önemi ise Darwin’in keşfinde saklı. İngiliz biyolog ve doğa tarihçisi Charles Darwin, Evrim Teorisi hakkındaki fikirlerini ilk kez adadaki ilginç canlı türleri sayesinde edinmiş. Ayrıca zengin biyoçeşitliliği ve bakir kalmış atmosferi sayesinde UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki yerini koruyor.

8. Güzel Atlar Ülkesi: Kapadokya, Nevşehir, Türkiye

Kuzeyden Karadeniz sınırına, güneyden Toroslar’ın Akdeniz eteklerine kadar uzanan Kapadokya, doğanın ve tarihin birleştiği muazzam bir tatil bölgesi. Pers dilinde “Güzel Atlar Ülkesi” anlamına gelen bu mükemmel coğrafyada görülebilecek pek çok turistik güzellik ön plana çıkıyor. Göreme, Güvercinlik Vadisi, Üçhisar, Avanos, Ürgüp, Ortahisar ve Zelve gezmeniz gereken önemli yerlerden birkaçı. Bunun dışında Kapadokya’nın yeraltı şehirleriyle ünlü olduğunu söylemeden de geçmemek lazım. Özellikle Mazı ve Kaymaklı yeraltı şehirlerine giderek eski yerleşimlere ait pek çok kalıntıya rastlayabilirsiniz. Dilerseniz Ihlara Vadisi’ne giderek doğayla baş başa kalabilir ve birbirinden harika panoramik fotoğraflar çekebilirsiniz.

9. Fransa’nın Büyülü Dünyası: Mont Saint Michel

Fransa deyince ilk olarak aklınıza Eyfel Kulesi geliyor değil mi? Ancak Normandiya arazisi üzerinde konumlanan ve göz alıcı manzarasıyla nefes kesen Mont Saint Michel Adası mutlaka görülmesi gereken bir yer! Couesnon Nehri’nin ağzında kurulmuş olan ada, aslında sivri bir kaya üzerine oturtulmuş yapılar kompleksinden oluşuyor. İçerisinde fırın, dükkân, restoran, mezarlık ve postane gibi yerleşime dair pek çok olanak mevcut. Kuzey Fransa’ya gelirseniz UNESCO Dünya Mirası Listesi dahilinde olan dünyanın 8. harikasını keşfetmeyi unutmayın!

10. Tarih ve Doğa İç İçe: Diyarbakır Kalesi ve Hevsel Bahçeleri, Türkiye

5700 metre yüksekliğindeki Diyarbakır Kalesi, 82 adet burcu ve 4 ayrı yöne açılan kapılarıyla şehre görkemli bir güzellik katıyor. Kalenin etrafında dikkati çeken diğer iki nokta ise Diyarbakır Surları ve Hevsel Bahçeleri. UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alınan kale, Dicle Nehri’nin hemen yanındaki geniş düzlük üzerinde konumlanıyor. Surlarla Dicle Nehri arasında göz alabildiğince uzanan Hevsel Bahçeleri ise şehrin tahıl ambarı olarak bilinmekte. Ayrıca sincap, kirpi, susamuru ve tilki gibi pek çok memeli hayvanın da yaşam barınağı.

11. Yeşilin Her Tonu: Hyrcanian Ormanlar, İran

UNESCO Dünya Miras Listesi 2019 yılında eklenen Hyrcanian Ormanları ile gezginlere yepyeni bir doğal ortam sunuyor. Hazar Denizi’nin güney kıyısında 850 metrekarelik alana yayılmış olan bu yeşil alanların tarihi geçmişinin yaklaşık 25-30 milyon yıl öncesine dayandığı tahmin ediliyor. İran’ın yaklaşık yüzde 7’sini oluşturan ormanlar arasında damarlı bitki çeşitliliği de oldukça fazla!

12. Devasa Heykel Silüeti: Büyük Leshan Budası, Çin

71 metre yüksekliğiyle göz dolduran büyük bir buda heykeli düşünün! Dünyanın en büyük buda heykeli olma özelliğiyle UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne girmeyi başaran Büyük Leshan, Çin’in Sichuan eyaletinde yer alıyor. Rivayetlere göre heykelin yapılma amacı, üç nehrin kavşağında bulunan kötü ruhları def etmekmiş. Hatta Budist rahip Hai Tong’un heykelin yapımı için para toplarken kötü bir adamı korkutmak için kendi gözlerini oyduğu söyleniyor. Yapımı yaklaşık 90 yıl süren bu devasa heykel, Çin gezi rotanızda mutlaka yerini almalı!

13. Vahşi Yaşam İzleri: Serengeti Ulusal Parkı, Tanzanya

İsmini daha çok TV’deki belgesellerden duyduğunuz Serengeti, aslında Afrika’nın doğusunda yer alan 30 bin metrekarelik büyük bir ekosistem alanı. En çok memeli hayvan türüne ev sahipliği yapan bu park, yer olarak Tanzanya sınırları içerisinde konumlanıyor. Vahşi yaşamı daha yakından incelemek isterseniz kesinlikle rotanızı Serengeti’ye çevirmelisiniz. Parka geldiğinizde zebra ve leopar gibi vahşi hayvan manzaralarına karşı safari turuna çıkabilir veya Masaii kabilesinin renkli danslarıyla keyif dolu anlar geçirebilirsiniz.

14. Gizemini Koruyan Bir Durak: Yasak Şehir, Çin

İsmi gibi yasak kalmış tarih ve kültür dolu bir hazine… 1987 yılından günümüze değin UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde bulunan Yasak Şehir, Çin tarihine ışık tutan mimari eserleri ve iyi korunmuş ahşap yapı topluluğuyla öne çıkıyor.  1420’li yıllarda inşa edilen bu saray kompleksi, 20. yüzyıla kadar Çin’in siyasi ve tören merkezi olarak kullanılmış. Günümüzde ise üçüncü imparatorluk sarayı olarak yılın her dönemi dünyanın farklı yerlerinden turist çekiyor.

15. Beyaza Boyanmış Coğrafya: Hierapolis-Pamukkale, Türkiye

Doğanın sanatla buluştuğu bembeyaz manzaralı bir rota… Tarihi uzantısı Bizans’tan Roma dönemine kadar giden Hierapolis Antik Kenti, donmuş şelaleyi andıran Pamukkale Travertenlerinin hemen yanında yer alıyor. Şifalı suları ve doğal güzellikleriyle ünlü bu kompleks alanın İçerisinde yaşam alanları, ibadethaneler ve tapınaklar gibi pek çok mimari eserler görebilmek mümkün. Tarihi Hamam, Apollon Kutsal Alanı, Antik Havuz, Plutonium ve Aziz Philippus Kutsal Alanı Hierapolis’te görebileceğiniz kalıntılardan sadece birkaçı. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nin gözbebeği olan bu tarihi şehrin her köşesinde doğanın ve medeniyetin izlerine rastlayabileceksiniz.

16. Doğanın Cömertliği: Wulingyuan Kanyonu, Çin

Çin seyahatlerinin efsanevi duraklarından birisi de kuşkusuz Wullingyuan Kanyonu. Nefes kesen manzaraya sahip bu turistik cazibe merkezi; garip şekilli tepeleri, gizli madenleri, mağaraları, dağları, muhteşem suları ve ilginç taşları sayesinde tüm ziyaretçilerini büyülemeyi başarıyor. Doğadan beklediğiniz tüm huzur verici manzaralara bu kanyonda görebileceksiniz. Hatta ilk ayak bastığınız an yoğun bir duygu karmaşası yaşayacağınız kesin!

17. Huzurun ve Dinginliğin Adresi: Cinque Terre, İtalya

Kayalar üzerine sıralanmış doğa harikası 5 köy kombinasyonu… Evet daha önce böyle köylere rastlamamış olmanız çok doğal! Çünkü Cinque Terre, denizin dibinden başlayarak yükselen kayaların üzerine kurulmuş muhteşem bir yerleşim alanı. Hatta doğası o kadar muhteşem ki 1998 yılından beri UNESCO Dünya Mirası Listesi tarafından koruma altına alınıyor.  Köylerin en harika yanı ise köylüler tarafından dağlar arasına yarılmış patika yollar. İnişli çıkışlı patikalarda yürürken yasemin ve deniz kokularının birbirine karıştığına şahit olabileceksiniz. Yolun sonunda karşınıza çıkan köyler ise rengarenk ev manzaraları ve zeytinlikleriyle sizi kendine bağlayacak! Tatil konusunda sakinlik ve huzur arıyorsanız hemen rotanızı Cinque Terre köylerine çevirmelisiniz. Emin olun pişman olmayacaksınız!

18. Volkanik Büyü: Etna Dağı, İtalya

Aksiyon ve macera dolu bir tatil arıyorsanız UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde bulunan Etna Dağı mutlaka görülmeye değer! Yaklaşık 1190 km’lik bir alanı kaplayan bu dağ, İtalya’nın en büyük yanardağı. Üstelik halen aktif olduğunu biliyor musunuz? Hatta zaman zaman etrafında çeşitli patlamalar da gerçekleşiyor. Bu patlamalar genellikle duman püskürmeleri şeklinde olduğu için çevredeki topraklara da büyük katkı sağlıyor. Volkanik topraklar üzerindeki şarap bağları, verimlilikleriyle bu durumun en büyük kanıtı!

19. Arkeoloji Tarihine İniş: Hampi, Hindistan

Hindistan’ın güneybatısında konumlanan Hampi, Vijayanagara İmparatorluğu’nun ruhunu yansıtan büyük bir köy alanı olarak biliniyor. Asya kıtasının en büyük açık hava müzelerinden olan bu alan, 1600 civarı tarihi eseriyle arkeolojik açıdan büyük bir öneme sahip. Hatta coğrafi oluşumlar öyle etkileyici ki, adeta gökten granit kayalar yağmış izlenimi ortaya koyuyor. Kendine özgü atmosferiyle UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer almayı başaran Hampi aynı zamanda tapınaklarıyla kutsallığı da koruyor.

20. Her Daim Işıl Işıl Bir Şehir: Saint Petersburg, Rusya

Rusya’nın en keyifli şehri neresidir diye sorsak sanırım en çok cevap Saint Petersburg olur. Kuzeyin incisi olarak nitelendirilen bu renkli şehir; eşsiz dokudaki mimari eserleri, kültürel dokusu, sayısız köprü ve kanallarıyla Kuzey’in Venedik’i olarak biliniyor. Catherine Palace, Ermitaj Müzesi ve Aziz Isaak Meydanı ise mutlaka görülmesi gereken yerler arasında.

©2019 ProntoTour www.prontotour.com

Kimlik bilgilerinizle giriş yapın

veya    

Bilgilerinizi mi unuttunuz?

Create Account