DÜNYANIN YENİ 7 HARİKASINI KEŞFEDİN

DÜNYANIN YENİ 7 HARİKASINI KEŞFEDİN

2000 yılında, merkezi İsviçre’de bulunan New 7 Wonders Vakfı, milenyum projesi adı altında bir oylama başlattı. Küresel mirasın temsilcisi, antik mimariye ışık tutan Dünyanın Eski 7 Harikası, yapılan bu oylamanın sonunda yerini Dünyanın Yeni 7 Harikası’na bıraktığında ise takvimler 2007 Temmuz’unu gösteriyordu. 100 milyona yakın kişinin internet üzerinden kullandığı oylar, bugünün gezginlerini tarihte insan eliyle yapılmış mimari eserlere, büyük bir aşkın görkemli anıtına ve dağların zirvesine uzanan yepyeni bir harikalar yolculuğuna çıkarıyor. Şimdi siz de Dünyanın yeni 7 harikasını keşfetmeye hazır mısınız? Bu keşif sizi Güney Amerika’dan Avrupa’ya, Asya’dan Uzak Doğu’ya götürebilir. Gül rengi şehir kalıntıları arasında büyülenebilir, gizemli medeniyetlerin mimari dehalarına yeniden hayran olabilirsiniz. Ve daha önce ziyaret ettiğiniz, hatta çok sevdiğiniz o yerlerden birine bu harikalar listesinde rastlayabilirsiniz. İşte tüm ihtişamı, hikayeleri ve şaşırtıcı özellikleri ile sahnede Dünyanın yeni 7 harikası…

Dünyanın Yeni 7 Harikası ve Yerleri

  1. Machu Picchu – Peru
  2. Çin Seddi – Çin
  3. Christo Redentor Heykeli – Brezilya
  4. Tac Mahal – Hindistan
  5. Petra Antik Kenti – Ürdün
  6. Kolezyum – İtalya
  7. Chichen Itza – Meksika

1- Machu Picchu: Bulutların Üstünde Antik Bir Rüya

Dünyanın Yeni 7 Harikası hangi ülkelerdedir sorusunun yanıtını bulmaya, dünyanın ulaşılması en zor bölgelerinden biriyle başlamaya ne dersiniz? Deniz seviyesinden tam 2360 metre yükseklikteki Machu Picchu, Peru‘da And Dağları’nın sırtlarında, Urubamba Vadisi’nde yer alıyor. İnka Uygarlığı denilince ilk akla gelenlerden biri olan bu antik şehir, klasik İnka mimarisinin cilalı kuru taşlarıyla inşa edilmiş gizemli bir bölge. Rivayetler antik şehrin bulunmasını, 1912 yılında bölgeyi keşfe çıkan Amerikalı arkeolog Vingham’a ya da yöredeki gezgin bir çobana atfetse de 200’den fazla merdiveni, geçme taşları ve 3000 basamağıyla Machu Picchu, Dünyanın Yeni 7 Harikası listesindeki yerini kesinleştiriyor.

2- Çin Seddi: Dünyanın En Uzun Duvarı Dünyanın Yeni 7 Harikası Arasında

Çin Halk Cumhuriyeti sınırları içinde yer alan Çin Seddi’nin uzaydan görülme teorisi çoktan çürütülse de yapımı restorasyonlarla birlikte 2000 yıl süren bu eser, Dünyanın Yeni 7 Harikası listesinde yerini alıyor. Hem savunma hem ticari amaçlarla inşa edilen Çin Seddi’nin son, aynı zamanda en büyük sur bölümü ise ülkenin ilk imparatoru Qin Shi Huang’ın imzasını taşıyor. Uzunluğu 21 bin 296 kilometre olan ve bir sur sistemi olarak parça parça inşa edilen dünyanın en uzun duvarı, savunma ve ticari amaçlarla yapılsa da günümüzde dünyaya hediye edilmiş sanat eseri miraslardan biri sayılıyor. Siperleri, nehir ve tepelerden oluşan bölümleri ve doğanın eklediği bariyerleriyle Çin Seddi, ülkenin en önemli turistik değeri olmaya yeni unvanıyla 2007 yılından beri devam ediyor.

3- Christo Redentor Heykeli: Rio de Janeiro’yu Kucaklayan Kurtarıcı İsa

Dünyanın yeni yedi harikası listesinin tek heykeli olma özelliğini taşıyan Kurtarıcı İsa, orijinal adıyla Christo Redentor Heykeli, 1922 ile 1930 yılları arasında inşa edildiği günden bu yana Rio de Janeiro’nun özgürlük simgesi. Heykelin tasarımında Heitor Silva Costa’nın imzası var. Yapımı 5 yıl süren eserin sanatçısı ise Fransız heykeltıraş Paul Landowski. Kollarının genişliği 28, yüksekliği ise 30 metre olan heykel, aynı zamanda Brezilya‘nın Portekiz işgalinden kurtuluşunun 100. yılı anısına tasarlanmış bir Art Deco sanatı harikası. Corcorvado Dağı’nın zirvesindeki Kurtarıcı İsa Heykeli’ni ziyaret etme şansı bulan gezginler, artık Dünyanın Yeni 7 Harikası’ndan birini de görmüş oluyor. Elbette Rio De Jenerio manzarasının en güzeli de Christo Redentor Heykeli’nin yanından seyrediliyor.

4- Tac Mahal: Dillere Destan Bir Aşkın Sadık Abidesi

1983 yılında İslam sanatının Hindistan‘daki mücevheri ve dünya miraslarının başyapıtlarından biri olarak görülen, UNESCO Dünya Mirasları listesine alınan Tac Mahal, yeni dünyanın yeni 7 harikasından biri olarak bir kez daha tarihe geçiyor. Yapılan oylamada en çok oy alan yapı olma özelliğini de kazanan Tac Mahal, 1648 yılında Şah Cihan tarafından çok sevdiği eşi Mümtaz Mahal anısına yaptırılmış. Fildişi beyazı saf mermerden inşa edilen bu türbe şehir, mezar, cami ve misafirhane gibi yapıları içeren 42 dönümlük bir alan üzerine kurulu. Şah Cihan’ın emriyle mermer taşların arasına yerleştirilen değerli taşlar ise bu aşk mabedinde gün boyu süren, renkli ışık yansımaları yaratıyor. Her yıl yaklaşık 8 milyon turistin ziyaret ettiği Tac Mahal, ışık oyunlarıyla, mermerlere gömülü değerli taşlarıyla ve yeni unvanıyla, artık bir aşk hikayesinden çok öte anlamlar taşıyor.

5- Petra Antik Kenti: Yüzyıllarca Unutulan Gül Yeniden Açıyor

Dünyanın yeni 7 harikası arasında artık Ürdün sınırlarında yer alan ve 1985 yılında UNESCO Dünya Mirasları arasında sayılan Petra Antik Kenti de var. Geçmişi M.Ö. 400 yılında dayanan şehir, 300 yıl boyunca Nebati halkına başkentlik etmiş. Depremler ve ekonomik sıkıntılar nedeniyle popülerliğini yitiren ve yüzyıllarca nedeni bilinmeyen bir şekilde unutulan Petra, 1812 yılında İsviçreli gezgin Burckhardt tarafından yeniden keşfediliyor. Kayalıklara oyulmuş mimarisi ve su kanallarının mühendislik dehasıyla dikkat çeken Dünyanın yeni 7 harikasından biri olan Petra, gül kırmızısı rengiyle görenleri kendine hayran bırakıyor. Diğer adıyla “Rose City”, yapılış amacındaki sırrı korusa da günümüzde El-Hazne bölümünün altında bir hazine olduğu ve buradaki kral mezarlarının varlığı kesinleşmiş durumda.

6- Kolezyum: İmparator Vespasian’ın Roma’ya, Roma’nın Dünyaya Hediyesi

Yapımı Komutan Vespasianus tarafından M.S. 72 yılında başlatılan ve Titus döneminde bitirilen Kolezyum, tarih boyunca halk gösterilerine ve gladyatör dövüşlerine sahne oldu. Bugünse Roma kentinin merkezinde yer alan ve dünyanın en büyük amfi tiyatrolardan biri olan Kolezyum, dünyanın dört bir yanından gelen turistleri ağırlıyor. Üstelik Dünyanın yeni 7 harikasından biri olarak. Dönemin ünlü imparatorları burada gladyatör dövüşlerini, deniz savaşı temsillerini izlerken halk için düzenlenen mitolojik eğlenceler de Roma’daki gündelik yaşamın önemli bir parçasını oluşturuyordu. Roma tarihi hakkında neredeyse tüm ayrıntıları barındıran Kolezyum, imparatorluğun ikonik sembolü olmayı bugün de sürdürüyor. Antik tiyatroyu ziyarete gelen turistler ise gladyatör kostümü giyen İtalyanlar ile fotoğraf çektirmeyi de ihmal etmiyor.

7- Chichen Itza: Dünyanın Yeni 7 Harikası Listesinde Mayalar’ın Gizemli Dehası

Chichen Itza, Meksika‘daki Yucatan Yarımadası’na kurulmuş bir Itza Maya Kenti’ydi ve dönemin ekonomisi ile politik çalışmaların merkeziydi. Ancak kentteki Kukulkan Piramidi, bu şehrin aynı zamanda dini bir merkez olduğunun da işaretini veriyor. Günümüze kadar korunan tarihi dokusu ve Mayalar’ın gizemli mühendisliği ile artık Chichen Itza da Dünyanın yeni 7 harikasından biri. Kolomb öncesi dönemde, 9. ve 12. yüzyıllar arasında inşa edilen bu antik şehir, astronomi ve matematiğin ustaca kullanıldığı birçok yapıyla tarih meraklılarını kendine çekiyor. Özellikle “Tüy Dökmüş Yılan Tanrısı” olarak bilinen Kukultan için inşa edilen tapınak, ekinoks zamanlarında ortaya çıkan ışık illüzyonlarına sahne oluyor. Sayılar, semboller ve gizemlerle örülü Kukultan Piramidi’nin zirvesi ise kentin tüm yapılarını görebiliyor. Yapılan oylama, Dünyanın yeni 7 harikası nelerdir sorusuna antik yapılar, insan eliyle yapılmış sanat eserleri, gül rengi şehirler ve bir heykel ile yanıt verdiği günden beri bu eserler, yeni dünyanın sanat, gezi ve tarih merceği altındaki yerini bir kez daha alıyor.

©2019 ProntoTour www.prontotour.com

Kimlik bilgilerinizle giriş yapın

veya    

Bilgilerinizi mi unuttunuz?

Create Account