FRANSA’NIN PROVENCE BÖLGESİ LAVANTA ZAMANINDA BİR BAŞKA GÜZEL…

FRANSA’NIN PROVENCE BÖLGESİ LAVANTA ZAMANINDA BİR BAŞKA GÜZEL…

Bazı dönemler vardır ki, şehirlerin en güzel haline o zamanlar tanık olabilirsiniz. Amsterdam’da laleler açtığında, St. Petersburg’da beyaz geceler yaşandığında ya da Japonya’da kiraz çiçeklerinin pespembe bir görüntü oluşturduğu sakura zamanında… Bu örnekleri daha da artırabiliriz. İşte Fransa’nın güneyinde bulunan Provence Bölgesi de lavanta mevsiminde bir başka güzel oluyor. Dünyaca ünlü ressam Vincent van Gogh‘a göre Fransa’da en güzel güneşin doğduğu yer olan Provence Bölgesi’ni çok özel bir dönem olan lavanta mevsiminde gezebilirsiniz. Doğanın fazlasıyla cömert davrandığı Fransa’nın en güzel kasabaları lavantalar açtığında mor renkle süsleniyor. Haziran’ın ilk haftasından itibaren büyüyen görüntüsü ayrı, kokusu ayrı güzel olan lavantalar bulunduğu yerlerin atmosferini bambaşka bir hale getiriyor. Siz de bu dönem Güney Fransa’nın tarihi şehirlerini gezmenin yanı sıra birbirinden güzel kasabalarda lavanta bahçelerine girerek kendinize de bir demet oluşturabilirsiniz. Bu arada lavanta mevsiminde Provence ve Rhone Vadisi turu ile ilgili detayları dilerseniz videomuzdan da izleyebilirsiniz. Şimdi Provence Bölgesi’nde gezilecek yerlere detaylı bakalım…

ÖNEMLİ BİR LİMAN KENTİ MARSİLYA

Provence Bölgesi; Cannes, Nice ve Marsilya gibi sahil şehirlerinin yanı sıra Aix-En Provence, Arles ve Avignon gibi tarihi şehirleri de kapsıyor. Provence turunun ilk durağı Fransa’nın en büyük 2. şehri olan Marsilya… 2500 yıldan fazla bir tarihe sahip olan Marsilya, Avrupa’nın kültür başkentleri arasında yer alıyor. Birçok farklı kültürden insana ev sahipliği yapan şehir uzunca sahiliyle Fransa’nın en önemli liman kenti durumunda. Marsilya gezilecek yerleri  Notre Dame de La Garde Bazilikası, Eski Liman Bölgesi, Fransa’nın Alcatraz‘ı olarak bilinen Chateau d’If ve Marsilya Tarih Müzesi’ni gösterebiliriz. Özellikle şehrin simgesi olan ve tepede konumlanan Notre Dame de La Garde Bazilikası size muhteşem bir Marsilya görüntüsü sunuyor. Şehirde genç nüfusun fazla olması nedeniyle de eğlence sektörü bir hayli gelişmiş. Bu nedenle her yaşa hitap eden şehirde eğlenceli vakit geçireceğinizden şüpheniz olmasın. Bu arada Marsilya ile ilgili daha detaylı bilgi öğrenmek isterseniz, “Dinamik ve kültürel bir liman şehri: Marsilya” adlı yazımızı okuyabilirsiniz.

GALYA’NIN ROMA’SI ARLES

Marsilya’nın ardından her yeri tarih kokan ve Roma dönemine ait çok önemli kalıntıların bulunduğu Arles şehrini görebilirsiniz. Buraya Galya’nın Roma’sı unvanı verilmiş. Öyle ki, Roma’daki Collesium’a (Kolezyum) benzeyen arena bunun şüphesiz en büyük kanıtı… Etkileyici bir Roma kalıntısı olan amfitiyatro, UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’nde yer alıyor. Tabloları kıskandıracak güzellikte olan Arles’te ünlü ressam Van Gogh’un resimlerinde konu ettiği birçok mekanı görebilirsiniz. Bu özel şehirle ilgili olarak Van Gogh’un Mistik Kenti Arlesadlı yazımızı okumanızı tavsiye ederiz.

PROVENCE BÖLGESİ’NDE MUHTEŞEM KASABALAR

Arles’in ardından bölgenin en güzel kasabalarından biri olan Les Baux de Provence‘ı ziyaret edebilirsiniz. Tarihinin 8000 yıl kadar geriye gittiği bu küçük kent, özellikle Kapadokya’yı andıran görüntüsüyle hafızalarda yer ediyor. Volkanik püskürme sonucu oluşan bu yer yılda 2 milyondan fazla turiste ev sahipliği yapıyor. Taştan yapılmış evlerin bulunduğu sokaklar sizi adeta mistik bir ortama davet ediyor. Buranın ardından Van Gogh’un şehri olarak adlandırılan St.Remy de Provence‘ı gezebilirsiniz. Burada dünyaca ünlü ressamın çok sayıda hatırası bulunuyor. Van Gogh’un sağlık sorunları nedeni ile yatırıldığı ve buradaki muhteşem manzaralardan esinlenerek son eserlerini yaptığı St.Paul de Mauzole Manastırı’nı ziyaret edebilirsiniz.

Bunun yanı sıra Rhone Vadisi ünlü üzüm bağları ile meşhur bir bölge. Bu turda Chateauneuf –Du- Pape‘yi gezerek bu üzüm bağlarını yakından görebilirsiniz. Burada ayrıca Fransa’nın en ünlü şaraplarını da tatma imkanınız da bulunuyor. Uygulamalı olarak yapılacak eğitimde şarapların yapımından şişeye girene kadar olan birçok etabı öğrenme şansınız olacak.

Provence Bölgesi’nde göreceğiniz bir diğer önemli kasaba da Roussillion… Kırmızı renkteki binalarıyla dikkat çeken kasaba; belediye binası ve 19.yüzyıldan kalma saat kulesi ile akıllardan uzun süre çıkmayacak güzellikte bir yer. Bunun yanı sıra taş evlerin olduğu bir Orta Çağ kasabası olan Gordes da göreceğiniz bir diğer kasaba…

LAVANTA BAHÇELERİNDE GEZME ZAMANI

Provence Bölgesi’ndeki turunuzun belki de en keyifli anlarını lavanta bahçelerinde geçireceksiniz. Özellikle Roussillion adlı kasabadan Avignon kentine doğru giderken muhteşem lavanta bahçelerini göreceksiniz. Ancak şu hatırlatmayı da yapmak gerekir ki, Güney Fransa’da lavanta çiçekleri haziran başı itibari ile hava şartlarında da bağlı olarak açmaya başlıyor. Bölgesel olarak da Ağustos ayının sonuna kadar görülebiliyor. Lavanta tarlalarında göreceğiniz çiçekler yağış, sıcaklık gibi durumlardan etkilenebileceğinden bazı dönemler tam açmamış olabiliyor. Ancak hava güneşli olması halinde muhteşem görüntüler ortaya çıkıyor. Bu bahçelerin arasında dolaşarak kendiniz için de bir demet lavanta toplayabilirsiniz. Lavantalar özellikle 2. Dünya Savaşı döneminde hastanede yatan yaralı askerlerin başucuna konulurmuş. Nedeni ise askerlerin rahat ve huzurlu bir uyku çekiyor olmasıymış. Bu nedenle siz de topladığınız lavanta çiçeklerini başucunuza koymayı unutmayın. Bir hatırlatma daha yapalım: Lavanta bahçelerini gezeceğiniz zaman özellikle beyaz renkte kıyafetler tercih etmenizi öneririz. Mor renkteki lavantalar arasında bembeyaz kıyafetlerinizle harika fotoğraflarınız olacaktır.

ORTA ÇAĞ’DA BİR DİNİ MERKEZ: AVIGNON

Provence turunuzda Marsilya dışında konaklayacağınız bir diğer şehir Avignon… Orta Çağ’da Hristiyanlığın merkezi sayılan ve UNESCO’nun Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Avignon, çok küçük ama güzel bir şehir. Avignon, 1307’den 1421’e kadar toplamda 9 papaya ev sahipliği yapmış. Yedi papa bu şehirde ikamet etmiş. Son iki papa ise hem Vatikan hem de Avignon’da kalmış. Avignon aynı zamanda Avrupa’nın en büyük Gotik saraylarından birine ev sahipliği yapıyor. Le Palais des Papes adlı saray papalık döneminde inşa edilmiş. Bunun yanı sıra şehirde uzunca kemerler bulunuyor. 4 kilometre uzunluğundaki surlar şehrin birçok noktasını sarıyor. Kentin dar sokaklarında dolaşıp, tarihi ve coğrafi güzelliklerin keyfini çıkarabilirsiniz.

©2018 ProntoTour www.prontotour.com

Kimlik bilgilerinizle giriş yapın

veya    

Bilgilerinizi mi unuttunuz?

Create Account