HEM VİZESİZ HEM ÇOK YAKIN<br>ŞİMDİ LVIV’İ KEŞFETME ZAMANI

HEM VİZESİZ HEM ÇOK YAKIN
ŞİMDİ LVIV’İ KEŞFETME ZAMANI

Birçok katedralin zarif kubbeleri ve kiremitli çatılarındaki bacaları ile Lviv, adeta Grimm Kardeşler masalını filme alabileceğiniz güzellikte bir Orta Avrupa ülkesidir.

Türkiye ve Ukrayna arasındaki anlaşmaya göre; Türkiye vatandaşları daha önceleri Ukrayna’yı vizesiz olarak ziyaret ederek, 60 güne kadar kalma hakkına sahipti. Ancak geçtiğimiz günlerde iki ülke arasında yapılan anlaşma; Ukrayna ve Türkiye arasında yeni bir döneminde kapısını açmış oldu. Yapılan anlaşmaya göre; Türkiye vatandaşlarının ülkede vizesiz kalma süresi 90 güne çıkarılırken, pasaport zorunluluğu da ortadan kaldırıldı. İki ülke arasındaki ziyaretlerin artması ve dostluk ilişkilerinin geliştirilmesi için yapılan bu düzenleme birçok kişinin hoşuna gitti, özellikle de gezginci ruha sahip Türkiye vatandaşlarının. Ne de olsa gösterişli binaları ve tarihi ile Ukrayna’da keşfedilmeyi bekleyen Lviv gibi daha nice yerler var.

Birçok katedralin zarif kubbeleri ve kiremitli çatılarındaki bacaları ile Lviv, adeta Grimm Kardeşler masalını filme alabileceğiniz güzellikte bir Orta Avrupa ülkesidir. Taze çekilmiş kahve kokusunun yayıldığı evlerinin yanı sıra esrarengiz ahşap kapıları ve romantik avlularıyla da Lviv adeta görülmesi gereken yerlerden de biridir.

İLK GÜN

SABAH

Tarihi kaynaklarda ‘Aslan Şehir’ olarak bilinen ve Ukrayna’nın en önemli kültür merkezlerinden biri olan Lviv, UNESCO Dünya Kültür Mirası listesinde bulunuyor. Keyifli bir yolculuğu geride bırakarak, yeni bir günü selamladığınız Lviv sokaklarında yapmanız gereken şeyler ise epeyce fazla. Bu nedenle yola; ana meydanda bulunan Ploshcha Rynok’taki 65 metrelik Neo-Rönesans kulesine tırmanmakla başlayabilirler. Zorlu tırmanışın ardından kente özgü peynirli ve kuru üzümlü keklerin tadına bakmayı unutmayın. Yemeğin ardından yukarından gördüğünüz parlak kahverengi tonların hüküm sürdüğü ibadet yerlerini keşfetmeye başlayın. İlk durağınız ise yedi yüzyıl boyunca Avrupa’da moda olan stillerin birleşimini sergileyen, sıkı bir 14. yüzyıl Gotik yapısı olan Latin Katedrali olsun. Ardından ise zengin bir şekilde dekore edilmiş, 18. yüzyıldan kalma barok bir yapı olan Dominik Katedrali’ne gidebilirsiniz.

AKŞAMA DOĞRU

Uzun bir keşif sürecinin artık tam ortasındasınız ve iyice yorulmaya başladınız. Bu nedenle Fikirler Müzesi’ne açılan eski Bernardine Manastırı’na uğrayarak, soluklanabilirsiniz. Eskilerde manastır olarak bilinen mekan, şu aralar birbirinden güzel ev yapımı lezzetlerin görücüye çıktığı bir mekana dönüşmüş durumda. Yolunuzu buraya düşürdüğünüz takdirde ev yapımı banosh ve Macar gulaşının yerel bir versiyonu olan Bograch’ının tadına bakmayı ise kesinlikle unutmayın.

İKİNCİ GÜN

SABAH

Şehirdeki ikinci güne Baczewski’de görkemli bir açık büfe kahvaltıyla başlayarak, ardından eski şehre doğru yola çıkabilirsiniz. Hemen söyleyelim, Pekarska Caddesi sizi Pere Lachaise’in Ukrayna versiyonuna benzeyen, ayrıntılı mezar anıtlarıyla süslü ormanlık bir tepe olan Lychakivske Mezarlığı’na büyüleyici bir şekilde yerleştirilmiş bir yerleşim yerine götürecektir. Yüzlerce taş melek ve azizin bulunduğu böylesi etkileyici bir atmosferi hissetmeden kesinlikle şehri terk etmemelisiniz. Lviv’in Ortadoğu mirasını keşfetmeye hazırsanız Avrupalılığın arkasında dikkatli bir şekilde gizlenen Ermeni Katedrali’ne doğru yola çıkabilirsiniz, demektir. Bu arada Ermeni Katedrali’nin şehrin kuruluşundan bu yana burada yaşayan bir cemaatin merkezi durumunda olduğunu da hemen söyleyelim. Böylesi bir yapıyı eminiz ki daha önce görmemişsinizdir. Mütevazi bir avluda sıkışmışlık hissiyatıyla bir anda başbaka kalıp, ardından sokağın girişinde dolaşmaya başlarken iç mekandaki Gustav Klimt resimleri ve Bizans ikonları arasındaki çapraz bir şekilde duran muhteşem fresklerle adeta büyüleneceksiniz.

AKŞAMA DOĞRU

Şimdiye kadar gördüğünüz bütün melekleri bir yana bırakarak, bu kentteki son gününüzü eğlenceli bir şekilde sonlandırmaya ne dersiniz? Cevabınız evet ise rotanızı Lviv Opera’ya doğru çevirebilirsiniz demektir.  Lviv’deki opera kültürü her ne kadar Viyana’daki gibi üst düzey olmasa da, Ukrayna folklörüne dayanan renkli performansları ile yine de görülmeye değer niteliktedir, bizden söylemesi.

©2017 ProntoTour www.prontotour.com

Kimlik bilgilerinizle giriş yapın

veya    

Bilgilerinizi mi unuttunuz?

Create Account