İspanya’nın İhtişamlı Sarayı Palacio Real’i Gezdiniz mi?

İspanya’nın İhtişamlı Sarayı Palacio Real’i Gezdiniz mi?

Bir zamanlar İspanya’nın ünlü kalelerinden biri olan Alcazar’ın durduğu yerde, 14. yüzyılda inşa edilmiş olan ve bugün İspanyol monarşisinin merkezi sarayı olarak bilinen Palacio Real, Madrid’de gezebileceğiniz en ünlü ve ihtişamlı yapılardan biri olarak karşınıza çıkıyor. Aslında bu güzel saray bugünkü temsili monarşinin oturmadığı, sadece törenler için kullanıldığı bir yapı ve Kraliyet ailesi şehrin kuzeyinde yer alan ve daha küçük bir mekan olan Zarzuela Sarayı’nda ikamet ediyor.

1734 yılının Noel arifesinde büyük bir yangınla yıkılmış ve 5. Philip’in emriyle yeniden yapılarak bugünkü görüntüsüne kavuşmuş olan yapı, o günden beri monarşinin sembolü olarak ziyaret edilebiliyor. Kendisi aslen Bourbon hanedanına mensup olduğu ve Versailles sarayında yetiştiği için, kralın bu sarayı inşa ettirirken nereden esinlendiğini anlayabiliyoruz. Aradan geçen yüzyıllar boyunca değişen politik dengeler, gerek iç dekorasyonunda gerekse sarayın giderek genişleyen bölümlerinde etkilerini hissettirmiş. 19. Yüzyılda liberalizm, 20. Yüzyılda ise parlamenter demokrasi etkilemiş. Kraliyet ailesi için çalışan ve hazırladıkları eserlerle sarayın ihtişamını arttıran sanatçıların eserleri bugün kısmen Saray’ın salonlarında, kısmen de Prado müzesinde sergileniyor.

palacio-real-bahce

Dış mekana bakıldığında büyük bir avlunun arkasında, açık renk mermer ve taşların oluşturduğu köşeli, aydınlık bir yapı karşılıyor bizi. Dıştan çok fazla hissedilmese de içine girince ihtişamın kelime anlamı önümüze seriliyor. İspanya’nın 1700’lü yıllarda politik olarak gerilemesinin aksine, bu saraydan yükselen ihtişam ve zenginlik tamamen zıt bir görüntü sergiliyor. Renkli mermer zeminler, yüksek tavanlardaki altın oymalar ve süslemeler, dini freskler, her biri ince bir sanat ürünü olan, el işi mobilyalar, farklı hanedanlardan gelen hediyeler, dünyaca ünlü tablolar ve sanat eserleri adeta monarşinin güç göstergesi olarak önümüze çıkıyor. İçeride fotoğraf çekmenin yasak olduğu, bazen de flaşsız çekime kısaca göz yumulan bölümler var. Tüm sarayı gezmek belki en az 3-4 saatinizi alacağı için bazı önemli bölümleri mutlaka görmeniz gerektiğini düşünerek, kendi gezi rotanızı belirlemenizi öneriyoruz.

Ana Giriş ve Büyük Merdivenler ( Main Hallway ) : 1742 yılında Markiz Scotti’nin önerisiyle oluşturulan merdivenlerden sağdaki kralın, soldaki kraliçenin kullanacağı alanlar olarak belirlenmiş. Sarayın ilk çıkacağınız merdivenleri bunlar, burada fotoğraf çekimi serbest ve sizi heykeller, zengin altın varaklarla süslü büyük tavanlar karşılıyor.

palacio-real-merdivenler

Taht Odası ( Salon del Trono ) : Sarayın en etkileyici salonlarından biri olduğu düşünülüyor. Kraliyetin önemli seremonilerinin gerçekleştiği, Kral ve Kraliçe’nin tahtının önünde el öpme ve sunum işlemlerinin yapıldığı, diğer ülkelerin elçilerinin kabul edildiği salondur. Krallığın simgesi olan armalar, gücü ve zenginliği temsil eden altın kaplama aslanlar, salonun dikkat çekici havasını arttıran aynalar ve aydınlatmaların yanı sıra, dönemin ünlü sanatçısı Tiepolo’nun ustalık eseri kabul edilen tavandaki fresk baştan aşağıya sanat eseri dolu bir alanda olduğunuzu anımsatıyor.

Porselen Odası ( Sala de Porcelana) : 6. Charles’ın eşi olan Saksonya kraliçesi Maria Amalia tarafından hazırlatılan bu odada, binden fazla yeşil, beyaz ve altın sarısı porselen ürün yer alıyor.

Kraliyet Silahları Bölümü ( Armeria Real ) : Sarayın dış bölümlerinde yer alan ve çok büyük bir silah koleksiyonuna ev sahipliği yapan bölümde kılıç, silah, ve zırh örnekleri gezilebiliyor. Avrupa’nın kraliyet sarayları içinde Viyana sarayından sonra gelen en büyük silah sergisi olarak kabul ediliyor.

Kraliyet Şapeli ( Grand Chapel ) : Galerilerden birinin içinden geçilerek ulaşılan bu eşsiz güzellikteki odada, Katolik monarşisisin dinle bütünleşen yanını görebiliyoruz. Kraliyet ailesinin üyelerine ait vaftiz, evlilik, ölüm gibi önemli törenleri burada gerçekleştiriliyor. Ayrıca Saray’ın nüfuzlu üyelerine ait yerleri belirlenmiş koltuklar da şapele katılma hakkı veriyor.

Kraliçe’nin Daireleri – Ziyafet Odası ( The Banqueting Hall ) : 18. Yüzyılda son halini almış olan bu yemek salonu, ünlü konukların, kraliyet kutlamalarının ve balo ve gala gecelerinin toplantı salonu olarak karşımıza çıkıyor. Her an başlayacak bir davete hazır gibi süslenmiş masa düzeninde ihtişamlı yemek takımları ve kraliyet ailelerinin kullandığı sofra aksesuarları dikkati çekiyor.

ziyafet-odasi

Açık olduğu saatler ve tarihler: Nisan ayından Eylül ayına kadar, hafta içinde 09.00-18.00 arasında, hafta sonunda ise 09.00-15.00 arasında açık. Ekim ve Mart ayları arasında ise pazartesi- cumartesi günleri 09.30-17.00 arasında, Pazar günleri 09.00-14.00 arasında açıktır. Sarayı gezmek isterseniz Calle Bailen üzerindeki, Almudena Katedrali’nin tam karşısındaki ana giriş kapısından bilet almanız gerekiyor. Kişi başı giriş 11 Eur, audio 3,5 Eur bedelle satılıyor. AB vatandaşlarına müze girişi ücretsiz. Girişte size verilen mini broşürde sarayın bölümleri, hangi rotayı izleyebileceğiniz ve ziyarete açık olan kısımları hakkında kısa bilgiler var. İngilizce audio yayını dinlemek isterseniz kulaklık için İngilizce dil tercihinin başarılı ve fonetik bir anlatımı var, rahatlıkla alabilirsiniz.

©2020 ProntoTour www.prontotour.com

Kimlik bilgilerinizle giriş yapın

veya    

Bilgilerinizi mi unuttunuz?

Create Account