İSTANBUL’UN YERALTI HAZİNELERİ VE AYASOFYA

İSTANBUL’UN YERALTI HAZİNELERİ VE AYASOFYA

Roma, Bizans ve Osmanlı İmparatorlukları’nın tarihi başkenti İstanbul, yerli ve yabancı turistleri, yılın her dönemi günübirlik turlarla misafir ediyor. Özellikle bir rehber eşliğinde gezmenin daha keyifli hale getirdiği günübirlik turlar ile Eminönü, Sultanahmet, Çemberlitaş, Beyazıt ve Sarayburnu’nu içine alan tarihi bölgede, dünden bugüne detaylı bir yolculuk yapmanız mümkün. İstanbul günlük tur güzergahlarının ideal başlangıç noktası olan, Fatih ilçesine bağlı Eminönü, Sultanahmet, Ayasofya çevresi, Kapalıçarşı, Aksaray ve Süleymaniye, Bizans ile Osmanlı mimarisinin en önemli eserlerini görebileceğiniz semtler. Günübirlik turlar, Mısır Çarşısı, Yeni Cami, Sirkeci’deki Büyük Postane, Sultanahmet Camii ve mimari hikayesiyle her dönem merak uyandıran Ayasofya Müzesi ve Yerebatan Sarnıcı ile sürüyor.

Ayasofya Tarihçesi: Kilise Bugünkü Halini Nasıl Alıyor?

1935 yılından beri müze olarak hizmet veren Ayasofya, günübirlik turların değişmez durağı. 360 yılında yazılmaya başlanan tarihini, yıllara direnerek sergileyen müze, Ayasofya nedir sorusunun yıllar boyunca değişen cevabını da yine kendisi veriyor. İmparator I. Konstantios’un, “Megale Ekklesia” yani Büyük Kilise adını verdiği, ahşap çatı ve bazilika mimarisi ile tasarlanan katedral, 404 yılında çıkan halk ayaklanması sonucu yıkılacağı güne kadar, hükümdarların taç giyme törenlerine sahne oluyor. Ayasofya’ya yapacağınız günübirlik turlarda, ilk kilise kalıntılarına ait izleri göremeyecek olsanız da müzenin deposunda bulunan “Megale Ekklesia” damgalı tuğlalar hakkında bilgi sahibi olabilirsiniz.

5’inci yüzyılda ise “İlahi Bilgelik” anlamına gelen bugünkü adını alan Ayasofya’nın ikinci inşası başlıyor. Bu kez sahneye İmparator II. Theodosios çıkıyor ve kilise, beş nefli, yine ahşap çatı ile örtülü anıtsal yapıdaki girişle, 415 yılında kapılarını açıyor. Ayasofya Kilisesi, İmparator’un 5. saltanat yılında, aristokrat ve tüccarların II. Theodosios’a karşı birleşerek Nika İsyanı’nı başlatmaları sonucu yıkılıyor.

Günübirlik turlar gezisinde, bugünkü zeminin altında görebileceğiniz giriş kapısına ait basamaklar, sütun kaideleri ve On İki Havari’yi temsil eden kuzu kabartmaları ile süslü friz parçaları, işte bu ikinci yapıdan geriye kalanlar.

Ayasofya’nın, günübirlik turlarda ziyaret edilen şimdiki görünümüne ulaşmasının hikayesi ise İmparator Justinianus’a ait. Dönemin en ünlü mimarları olan Miletos’lu İsidoros ve Tralles’li Anthemios, 10 bin kişilik bir işçi ordusu ile 5 yıl sürede Ayasofya’yı bitiriyor. Açılış töreninde İmparator’un, Kudüs’teki Hz. Süleyman Mabedi’ne atıfta bulunacağı sözlerin hikayesini bu günübirlik turlarda duymak ise ziyaretçileri, Ayasofya ne demek diye kez daha düşündürüyor.

Ayasofya Müzesi Gezi Rehberi

İstanbul’un fethiyle Fatih Sultan Mehmet’in camiye dönüştürdüğü Ayasofya Kilisesi, günübirlik turlar kapsamında görebileceğiniz, Osmanlı ve İslam mimarisinden bir çok eklentiyi de yapısına ekliyor. Ardından Ayasofya, Atatürk’ün isteği ile 1935 yılında müzeye çevriliyor. Girişte Dış Narteks’e doğru atacağınız adımlar, tıpkı Ayasofya tarihçesi gibi günübirlik turların en etkileyici anlarından biri oluyor. Ayasofya’nın muhteşem kubbesi işte tam da bu noktada gözleri kendisine kilitliyor. Ana mekan ve kubbe mozaiklerini gezmeden önce, Dış Narteks’e yerleştirilmiş, Ayasofya kısa bilgi kartları olan panolara bir göz atabilirsiniz. Günübirlik turlar eşliğinde Ayasofya’yı gezerken, rehberiniz size bu bilgi panolarının açıklamalarını yapıyor ve yol sizi İç Narteks’e açılan İmparator kapısına getiriyor. 9 kapı ve mozaikleri gördükten sonraki durak, ana mekan bölümü ve kubbe. İç Narteks’teki altın rengi mozaik tavandan sonra görünen kubbe, yerden tam 56 metre yükseklikte. Ayasofya, turun en kalabalık mekanlarından da olsa, burada kubbenin fotoğrafını çekmek için fırsat bulabiliyorsunuz. Ayasofya’nın koruyucusu olduğuna inanılan Seraphim Meleği ile diğer mozaiklerin günübirlik turlara dahil olan hikayesine kulak vermekte de yarar var. Bizans imparatorlarının, Tanrı’ya ortak koştuğu düşüncesiyle parçalanmasını emrettiği mozaikler, İkona Kırıcı dönemin bitmesinden sonra yapılıyor. Kubbe ve mozaiklerin ardından günübirlik turlar, daha loş mekanlar olan Ayasofya Nefleri’nde sürüyor. Bu mistik koridorlar, sizi Komnenos ve Zoe mozaiklerini görebileceğiniz üst kat galerilerine götürüyor. Ayasofya hakkında bilgi almak için yaptığınız her araştırmada ve kültürel günübirlik turlarda mutlaka göreceğiniz dünyaca ünlü Deisis Kompozisyonu da burada bulunuyor. Günübirlik turlar ile Ayasofya’yı keşfederken İmparator Justinianos’un yaptırdığı Bazilika Sarnıcı, bugünkü ismiyle, Yerebatan Sarayı sizi bekliyor.

Yer Altındaki Sütunlar Dünyasına Yolculuk: Yerebatan Sarnıcı

Ayasofya’ya 3 km. mesafedeki Yerebatan Sarnıcı’na geçmeden önce, günübirlik turlarda Sultanahmet meydanının geleneksel lezzetlerini tadabileceğiniz bir mola verebilirsiniz. Tarihi ara sokaklarda kısa bir gezi ile otantik hediyelik eşya alışverişi yapmak da mümkün. Molanın ardından, dünyanın çeşitli ülkelerinden ünlü isimlerin ziyaret ettiği Yerebatan Sarnıcı’ndaki gezi başlıyor.

Dikdörtgen bir prizma içinde yükselen ve 336 sütundan oluşan bu yapı, zamanında Topkapı Sarayı’nın bahçelerini sulamak için kullanılıyor. 52 basamaklı taş merdiven ile inildiğinde sizi 100 bin ton su kapasiteli bir sarnıç ile Roma dönemi heykel sanatının başyapıtlarından biri olan Medusa heykeli karşılıyor. Turlarda rehberinizden dinleyebileceğiniz efsaneye göre, baktığı kişiler taşa dönüştüğü için, Medusa başları buraya ters olarak yerleştiriliyor.

Günübirlik turlar, genel kültürünüzü geliştirebileceğiniz, birçok hikayeyi barındırıyor. İstanbul ise günübirlik turlar arasında yerli ve yabancı turistlerin en çok tercih ettiği gezilerin en popüler şehri olmaya devam ediyor.

 

©2019 ProntoTour www.prontotour.com

Kimlik bilgilerinizle giriş yapın

veya    

Bilgilerinizi mi unuttunuz?

Create Account