Lezzet Dünyasında Zirvedekiler

Lezzet Dünyasında Zirvedekiler

Dünyaca ünlü mutfaklarda, adeta bir bilim adamı hassasiyetiyle çalışan şeflerin liderliğinde konuklarını ağırlayan restoranlar, kendilerine “The World’s 50 Best Restaurants” listesinde bir yer buluyor. Bu lezzetli listenin ilk on mekânını keşfe çıkıyoruz.

Uluslararası yeme-içme ve restoran hizmetleri sahnesinin en önemli yayınlarından ‘Restaurant’ dergisinin girişimi olan ‘The World’s 50 Best Restaurants’, her yıl yeme-içme sektöründe uzman jürilerin oyları sonucu belirlenen ve elli restorandan oluşan bir liste yayınlıyor. Dört yıl listenin zirvesine yerleşmeyi başarmış Noma’dan, İtalya’nın en iyilerinden Osteria Francescana’ya, bu yıl tatilinizi planlarken uğramayı unutmamanız gereken en özel restoranlar, takip eden satırlarda.

NOMA; KOPENHAG, DANİMARKA

2014’un lideri Noma, zirvenin yabancısı değil. Geçtiğimiz yılki ikinciliğinden önce üç yıl art arda bu listenin lideri konumundaydı. Danimarka’nın Kopenhag kentinde bulunan Noma’nın sahibi ve şefi Rene Redzepi, Kuzey Avrupa coğrafyasına has malzemeler kullanarak yaptığı

‘deneyleri’ sürdürse de, bu yıl çok daha olgun ve sade lezzetlerle geri döndüklerini soyluyor. Başlangıçlar arasında kızarmış ekmekli denizkestanesi ve karameliz sütlü köpekbalığı ciğeri gibi başka yerlerde pek rastlayamayacağınız lezzetler var. Ardından yine küçük porsiyonlar halinde servis edilen ve içinde karıncalı sığır tartar gibi merak uyandıran tariflerin de bulunduğu on çeşit ana yemeğe geçiyorsunuz. Bu sıra dışı yemek deneyimi son olarak üç çeşit tatlı ile taçlandırılıyor. Yemeklerin isimlerinden tutun da hazırlanmasında kullanılan malzemelere kadar, kulağa ilginç, hatta garip gelen pek çok şey olduğu kesin ancak Noma’nın yıllardır listenin zirvesinde dolaştığı gerçeğini de göz önüne alırsak, bu durumun fazlasıyla merak uyandırdığını da kabul etmek gerekiyor. noma.dk

restaurant-noma-1


EL CELLER DE CAN ROCA; GIRONA, İSPANYA

Gecen yılın birincisi El Celler de Can Roca, Noma ile yer değiştirerek bu yıl ikinci sırada yer alıyor. Listeye gireli ise neredeyse on yıl olmuş. İspanya’nın Katalan bölgesinde bulunan restoran; Joan, Jordi ve Josep Roca kardeşler tarafından işletiliyor. Roca kardeşler çıraklıklarını anne babalarının işlettiği yerel restoranda yaptıktan sonra kendilerine ait bir restoran açmaya karar vermişler. 2007 yılında, pasta şefliği kariyerinde yükselmekte olan küçük kardeş Jordi’nin de diğerlerine katılmasıyla, bu hayallerini gerçeğe dönüştürmüşler.

Menülerini oluştururken köklerinden kopmadan yeniliklere yer açmaya özen gösteren Roca’lar misafirlerine 14 çeşit yemekten oluşan bir ziyafet sunuyor. Katalan mutfağına has malzemeleri kendi titiz yöntemleriyle harmanladıkları menüde; denizşakayığı salatası ve yosun turşusu gibi yenilikçi tatların yanında geleneksel tariflerin mükemmel yorumlarına da yer veriliyor. cellercanroca.com

Restaurant-Girona-2


OSTERIA FRANCESCANA; MODENA, İTALYA

Osteria Francescana gecen yılki pozisyonunu koruyarak, 2014 yılı listesinde de ucunu sırada yer alıyor. Restoranın hem şefi hem de sahibi olan Massimo Bottura, eğlenceli ve garip yaratımlarıyla öne çıkarken, lezzetten de asla taviz vermemesiyle tanınıyor. Osteria Francescana’nın dillere destan menüsü üç kategoriden oluşuyor: İlki İtalya’nın Emilia Romagna bölgesine has geleneksel yemekler barındırıyor. İkinci kategori İtalyan klasiklerini sevenler için düşünülmüş. Ucunu kategori ise yenilik peşindeki lezzet avcıları için bire bir. Menünün en çok ilgi çeken yemeklerinden biri olan ve farklı renklerdeki baharatlar kullanılarak yüzeyine kamuflaj deseni verilmiş kaz ciğeri ‘Camouflage’ bu kategoriye dair bir fikir verse gerek. İtalya’nın zengin tarihi ile mutlaka görülmesi gereken yerlerinden Modena kentinde bulunan Osteria Francescana’ya yolunuz düşerse, her kategoriden bir yemek seçmek, restoranı her yönüyle tanımak için iyi bir fikir olabilir, aklınızda bulunsun. osteriafrancescana.it

OSTERIA-FRANCESCANA-3


ELEVEN MADISON PARK; NEW YORK, ABD

Eleven Madison Park’ta, masanıza oturur oturmaz garsonunuz elinde üzerinde çeşitli malzemelerin yazılı olduğu bir deste kâğıtla çıkageliyor ve sizden birini seçmenizi istiyor. Bu garip davranışa anlam verebilmek için ise maalesef ki yemeğin sonunu beklemeniz gerekiyor. Şimdilik size şu kadarını söyleyelim; kartı neden çektiğinizi, tatlınızı bitirdiğinizde tabağın dibindeki gizli bölmeden çıkan çikolatanın aromasını hissettiğinizde anlayabiliyorsunuz!

Yani mekân, yemek yeme deneyimine oldukça farklı bir bakış acısıyla yaklaşıyor. elevenmadisonpark.com

ELEVEN-MADISON-PARK-4


DINNER BY HESTON BLUMENTHAL; LONDRA, İNGİLTERE

Restoranın yaratıcısı Heston Blumenthal ve sorumlu şefi Ashley Palmer-Watts, Britanya mutfağının koklu geçmişinden aldıkları ilhamı, 21. yüzyıl malzeme ve teknikleriyle harmanladıkları bir menü yaratmışlar. Örneğin menülerindeki ‘Bohem Pasta’, 1891 yılında yayınlanmış eski bir yemek kitabından alınmış. Ekip, bu eski tarife; tropik meyveler, greyfurt reçeli ve çikolatalı mus ekleyerek ballı dondurma ile servis ediyorlar. Dinner by Heston Blumenthal’in Londra’da Mandarin Oriental Hyde Park’taki merkezi konumu da müdavimlerini sevindiren bir ayrıntı. dinnerbyheston.com

HESTON-BLUMENTHAL-5


MUGARITZ; SAN SEBASTIAN, İSPANYA

Adını, San Sebastian’ın iç kısımlarında yetişen bir ağaçtan alan Mugaritz, listenin kuşkusuz en ilginç restoranı. Mekânı kaplayan ve özel bir teknikle yaratılan barbekü kokusunun amacı, misafirlere çocukluklarını hatırlatmak ve bu restoranda karşınıza çıkacak her şeyin ne kadar özenle kürete edildiğinin üzerine parmak basmak. Mugaritz’e girdiğinizde sizi karşılayan masaların üzerinde beyaz masa örtüsünden ve kırık bir tabaktan başka hiçbir şey yok çünkü amaç, karşınıza çıkacak yemeğin nasıl bir şey olduğunu tahmin edememeniz! Restoranın şefi

Andoni Luis Aduriz’in dediğine göre, klişeler insanları özgürlüklerinden uzaklaştırıyor!

Aduriz’in amacı bir Mugaritz yemeğini şok edici ve şaşırtıcı bir şekilde sunmak ama aynı zamanda da göze hitap eden pişirme teknikleriyle müşterileri büyülemek. Burada müşterilere rezervasyon sırasında bir menü sunulmuyor, onun yerine masanıza oturduğunuzda karşınıza sadece size özel yaratılmış yirmi veya daha fazla yemek geliyor. Bazı yemekler farklı aromaları, doku ve tatları ile diğerlerinden ayrılırken, bazıları da provokatif yönleriyle ortaya çıkıyor ve bir hikâye anlatıyorlar. Restoranın şimdilerde çok ünlü olan yenebilir taşları da aslında dişleri kıracak gibi duran patateslerden ibaret. mugaritz.com

MUGARITZ;-SAN SEBASTIAN-6


D.O.M.; SAO PAULO, BREZİLYA

Deo Optimus Maximus. Kısaca D.O.M.. Alex Atala, adının acılımı “Tanrı en büyük ve en iyidir” olan bu restoranı açmadan önce, lüks mekanlarda İtalyan ve Fransız mutfaklarından başka bir seçenek bulmak neredeyse imkansızdı. Şimdilerde ise Atala’nın büyük uğraşları sonucu Güney Amerika yemekleri gastronomi çevrelerinde hayli bilinir oldu. Alex Atala garip bir insan. Restoranının menüsünde kullanacağı malzemeleri denemek adına, bilim adamları ve antropologlarla Amazon ormanlarının derinliklerine yolculuklar yapmış. Bu şekilde, ülkesine özgü yiyecekleri dünyanın lezzet meraklılarının önüne sunmuş. Yine de D.O.M.’daki pişirme tekniklerinin, ‘50 Best Restaurants’ listesindeki diğer iyi mekânların kullandığı tekniklerden aşağı olduğunu söylemek büyük bir yanlış olur. Atala’nın rengârenk yemeklerle hazırladığı tabakları, detaylara verdiği dikkat ve müthiş tabak düzenlemeleriyle restoranını bir adım öteye taşıyor. İşkembeli tambaqui kaburgası, yeşil fasulye yatağında sosis veya mangaritolu karides, bu Brezilya harikasında yiyebileceğiniz yemeklerden sadece birkaç tanesi. domrestaurante.com.br

DOM-Sao-Paulo-7


ARZAK; SAN SEBASTIAN, İSPANYA

Yerel malzemeleri modern tekniklerle birleştiren Arzak’ta Bask köklerinin onurlandırıldığını görebiliyorsunuz. Hatta bu yerel geleneklere bağlı kalma arzusu, Arzak’ı, hem yerli halk hem de dünyanın dört bir yanından gelen gurmelerin en sevdiği restoranlardan biri haline getirmiş. Mekânın şef ve patronu Juan Mari Arzak’ın dediğine göre, San Sebastian’daki herkes Arzak’ta bir kez yemek yemiş! Arzak, ilk olarak şef Juan Mari’nin büyükanne ve büyükbabası tarafından açılmış. Juan Mari’nin bir aşçılık araştırma laboratuvarı kurduğuna ve yemek pişirmeye bilimsel ve deneysel bir yaklaşım sergileyen ilk şeflerden biri olduğuna da parmak basmak gerekiyor. arzak.es

ARZAK-SAN SEBASTIAN-8


ALINEA; CHICAGO, ABD

Geçtiğimiz yıl 15. olan ama bu yıl büyük bir atak gerçekleştirerek dokuzuncu sıraya yükselmeyi başaran Alinea, yemek söz konusu olduğunda, dünyaya büyük yenilikler katan bir restoran olarak ön plana çıkıyor. 2005 yılında açılan mekânda sunulan; sıcak, soğuk patates ve siyah trüf patlaması, kablolarla tutturulan veya direkt masanın üzerinde sunulan yiyecekler, dünyanın dört bir yanında ünlü oldu.

Ve aradan 10 yıl geçmesine rağmen, bu avangard mutfak hâlâ farklı olmayı başarıyor. Alinea’nın 15 veya 19 çeşitten oluşan tadım menüleri, müşterileri tatlarla zenginleştirilmiş garip bir yolculuğa çıkarıyor. Bu sırada mekânın sürekli değişen ve beraberinde ortamın havasını da değiştiren ışık oyunları insanı büyülüyor. Alinea’nın mutfağı, artistik yaklaşımı modern tekniklerle birleştiriyor. Bu arada beklenmedik sürprizlerle de karşılaşabilirsiniz. Örneğin suyu çekilmiş ve içine helyum doldurulmuş elmalardan yapılan yenebilir balonlar…

Ya da masanın ortasında yanan fakat gerçekte yaban havuçlarından hazırlanan bir demet odun gibi… Böyle sürprizleri seviyorsanız buraya mutlaka uğramalısınız. alinearestaurant.com

ALINEA-CHICAGO-9


THE LEDBURY; LONDRA, İNGİLTERE

Dört yıldır listede bulunan ve bu yıl ilk ona yükselebilen The Ledbury, mütevazılığına rağmen muhteşem bir restoran olarak kendini kanıtlamaya devam ediyor. Nigel Platts-Martin, Notting Hill’deki The Ledbury’nin Avustralyalı şefi ve sahibi, mekânı 2005 yılında açmış. Restoranın en büyük özelliklerinden biri, tariflerinde kullandıkları tüm malzemeleri Britanyalı küçük işletmelerden almaları. Aslen modern Fransız mutfağı üzerine odaklanan mekanda Britanya ve Pasifik mutfaklarından da en ilgi çekici lezzetleri bulabiliyorsunuz. Platts- Martin’in usta mutfak ekibi, ünlü restoran Fat Duck’ın yaratıcı isimlerinden Jocky Petrie’nin de ekibe katılmasıyla gücüne güç kattı. theledbury.com

THE-LEDBURY- LONDRA-10

 

©2018 ProntoTour www.prontotour.com

Kimlik bilgilerinizle giriş yapın

veya    

Bilgilerinizi mi unuttunuz?

Create Account