Madrid’in Simgesi – Ayı ve Kocayemiş Ağacı

Madrid’in Simgesi – Ayı ve Kocayemiş Ağacı

Pek çok kaynak Madrid şehrinin simgesi olarak Puerta Del Sol meydanındaki bronz heykel konusunda hem fikirdir. Ancak bazı kaynaklarda ismi “Ayı ve Çilek ağacı” olarak, bazılarında da “Ayı ve Kocayemiş ağacı” olarak geçer. Aslında meyveleri çileğe benzeyen ancak çilekten daha az tatlı ve sarhoş edici bir likör kıvamında olan kırmızı meyveli bir ağaçtır. Kuzey Amerika, Avrupa ve Akdeniz’in ılıman iklimlerinde yetişen ve boyu ortalama 4-5 metre olan bu ağaç ve ona tırmanan bir ayı, 13. Yüzyıldan beri Madrid şehrinin sembolü olarak kabul edilir.

İspanyolca’da Madrano, bitki biliminde Madrona ismi fonetik olarak Madrid’e de yakın olduğu için kolayca benimsenmiştir. Madrid’e gittiğiniz de etrafınıza dikkat edecek olursanız, taksi duraklarının amblemlerinde, şehir haritalarının bir köşesinde ya da şehirle ilgili kurumsal binaların yayınlarında, bazı web sitelerinde sıkça karşınıza çıkacak bu amblem, aynı zamanda Kraliyet ailelerinin bayrak ve flamalarında da kendini gösterir. Eğer ağacın üstünde görünen yemişlerin yenmeden güneş altında bırakılıp, fermente olmaları beklenirse, yiyen kişilerin sarhoş edici tadıyla kendinden geçeceğine inanılır. Bir başka inanışa göre de, bu şehre geldiğinde heykelin üstündeki meyvelere dokunan kişinin Madrid’e tekrar geleceği söylenir. Gerek simgesel anlamı gerekse Puerta del Dol meydanında olması sebebiyle, turistlerin en çok ilgi gösterdikleri ve önüne uzun kuyrukların oluştuğu bu turistik heykel, yaklaşık 20 ton ağırlığındadır.

Ayı ve kocayemiş ağacının şehrin nasıl simgesi haline geldiğine dair tarihi hikayesi ise şöyle;

13. yüzyılda 8. Alfonso hükümdarlığındaki İspanya’da dağlık ve pastoral alanların idaresi hakkında bir görüş ayrılığı ortaya çıkar. Çoğunlukla dağlık bir bölge olan Madrid’in idaresinin bölgesel olarak dağıtılması gündemdeydi. 1220’li yıllarda alınan bir kararla, sarayın ileri gelen soylularından oluşan bir şehir konseyi ve dini otoriteyi elinde bulunduran güçlü Kilise arasında bir anlaşmaya varıldı. Buna göre Kilise pastoral alanların idaresini alırken, şehir konseyi de dağlık, iş hayatının hüküm sürdüğü alanları kontrol edecekti. Bu anlaşmayı sembolik olarak mühürlemek isteyen Şehir Konseyi hem ağaçlık alanları, hem de şehri savunan ve dağa tırmanan ayıyı bir heykelle ölümsüzleştirmiştir.

©2020 ProntoTour www.prontotour.com

Kimlik bilgilerinizle giriş yapın

veya    

Bilgilerinizi mi unuttunuz?

Create Account