ONLARIN HAYATI SEYAHAT VE FOTOĞRAF… <br>İŞTE PRONTOTOUR’UN MARKA ELÇİLERİ

ONLARIN HAYATI SEYAHAT VE FOTOĞRAF…
İŞTE PRONTOTOUR’UN MARKA ELÇİLERİ

Röportaj / Mehmet Akçay…

Onları Instagram paylaşımları ile yakından tanıyorsunuz. Birer fotoğraf tutkunu olmanın ötesinde artık neredeyse seyahat trendlerini belirleyen paylaşımlara imza atıyorlar. Evet Çiler Geçici ve Mehmet Kırali’den söz ediyoruz. Ya da nam-ı diğer Audiosoup ve Civilking…

Yakın zamanda Prontotour’un marka elçisi olan iki ünlü isim ile başarı hikayelerini, sosyal medyayı ve son dönem trend olan seyahat şehirleri konuştuk. İşte detaylar…

Sosyal medyada en çok takip edilen isimler arasındasınız. Bu durum sizin için ne ifade ediyor?

Çiler Geçici: Fotoğraf çekmeyi ve seyahat etmeyi çok seven, aynı zamanda bu ikisini de bir arada işe dönüştürebilen şanslı kişilerden biriyim. Sosyal medyayı aktif kullanmaya çalışıyorum. Instagram özelinde işler yapıyorum. Instagram’da insanlara ne hissediyorsam onu paylaşıyorum. Bu alanda özgürlüğe ulaştığımı düşünüyorum. Çok beğendiğim şeyleri başkaları da görsün istiyorum. Bir bakıma turizm için çalışıyoruz.

Mehmet Kırali: Çiler ile durumumuz birbirine çok benziyor. Seyahat eden, fotoğraf çeken, keşfetmeyi zorlayan, sosyal medyada dijital projeler üreten biriyim. Sosyal medyayı ben de Çiler gibi çok yakından takip ediyorum. Sosyal medyada işin hem üreten hem de tüketen tarafında oluyorum. Ben de birçok arkadaşımın neler yaptığını nerelere gittiklerine bakıyorum. Ancak tabii ki üretim tarafında daha çok görünüyoruz ama tüketim tarafında da oluyoruz. Fotoğraf çekerken gerçeklerden uzaklaşmamaya çalışıyoruz. Bir şeyi olduğu gibi yansıtmaya gayret gösteriyoruz. Sosyal medyada yaptığınız işte samimiyetten uzaklaşırsanız zaten takipçi sayınız da azalır.

Peki Instagram hikayeniz nasıl başladı?

Ç.G. Müzik ve fotoğrafla olduğu gibi teknolojiyle de çok ilgili biriyim. Yenilikleri çok yakından takip ediyorum. Hayal Kahvesi’nin müzik direktörü olarak çalıştığım dönemlerde konser öncesinde ya da sonrasında kafamı dağıtmak için Instagram’a bakardım. Instagram ilk zamanlar sadece iphone uygulamasıydı. Sonradan android telefonlarda da kullanılmaya başlandı. Çok fazla Türk kullanıcı da yoktu. Profesyonel fotoğrafçılar da bu işin içine çok girmemişti. Daha sonra fotoğrafı çok sevdiğim için çok vakit geçirmeye başladım. Sonrasını da Mehmet anlatabilir…

M.K. Instagram ile tanıştığım zamanlar fotoğrafla ilişkimin çok iyi olmadığı dönemlerdi. Çünkü analog fotoğrafların dijital hale geçmesini çok benimsememiş bir konumdaydım. 10 yıldır fotoğraf makinemi her an yanımda taşırken, son 2 yıldır öyle fotoğrafla çok ilgilenmiyordum. Ayrıca sosyal medyaya da uzak duran biriydim. Çiler Instagram’ı kullanmaya başlayınca biraz merak etmeye başladım. Programı indirdikten sonra fotoğraflar yüklemeye başladım. İlk etapta popüler kültüre çok uygun fotoğraflar yayınlamıyordum. Klasik iş hayatlarımız vardı. Haftada 5-6 gün çalışıyorduk. Fakat 1-2 yıl geçtikten sonra hayatımızı değiştiren şeyler oldu. Seyahat etmeye başladık.

Peki, neden Audiosoup ve Civilking isimlerini kullanıyorsunuz?

Ç.G. Müzik hayatımın her zaman merkezinde olduğu ve her zaman çok farklı türlerde müzikler dinlediğim için yıllardır birçok yerde Audiosoup ismini kullanırdım. Müzik çorbası buna çok uygun oldu. Çiler Geçici’yi kullanmaktansa ilk aklıma gelen bu isim oldu. Hiçbir zaman da değiştirmedim. Her yerde de kullanıyorum. Zaten Instagram’ın ilk zamanlarında da insanlar kendi isimlerini çok kullanmıyorlardı. Eğer global bir iş yapmayı planlıyorsanız buna dikkat etmeniz gerekiyor. Çünkü kullanıcı isimleri insanların hafızalarında daha kolay yer tutuyor.

M.K. Instagram kullanmaya başladığımda Çiler bana bir kullanıcı ismim olması gerektiğini söyledi. Çiler gibi ben de kendi ismimi kullanmak istemedim. Daha sonra kullanıcı adımın “Çıplak Kral” olmasını istedim ama o isim alınmıştı. Buna yakın olarak Civilking ismini belirledik. “Halkın kralı” gibi olsun istedik. Hatta İspanyol Phil Gonzalez isimli yüksek takipçisi olan bir Instagrammer, arkadaşlarımıza bizim “nickname”lerimizin ne kadar iyi olduğunu söylemiş.

Instagram kullanıcıları ve takipçisi her geçen gün artıyor. Artık birçok şirketin pazarlama aracı haline bile geldi. Peki bu iş size göre nereye gidiyor?

Ç.G. Sosyal medya artık günümüzde çok güçlü durumda. Turizm de sosyal medya sayesinde çok gelişti. İnsanlar eskiden bu kadar seyahat etmezlerdi. Instagram’da bir fotoğraf görüp hemen oraya gitmeye karar verebiliyor. Aklına hemen not alıp planı yapabiliyor. Dolayısıyla Instagram’ın seyahate katkısı çok fazla oldu. Sosyal medyadaki paylaşımların insanları yurt dışına gitmelerinde etkisi olduğunu düşünüyorum. İnternet hızının daha da ilerlemesi halinde çok daha yeniliklerin geleceğine inanıyorum. Ancak Instagram daha çok fotoğraf bazında ilerleyecek gibi görünüyor. Videonun hala çok etkili olduğunu söyleyemeyeceğim. Çünkü bunun çıkışı fotoğrafla oldu. Hala iyi fotoğrafçılar işlerini burada tanıtabiliyorlar.

M.K. Üretim her alanda devam ediyor. Televizyon programlarından sosyal medyaya kadar birçok konuda üretim yapılıyor. İnternetin hızı ve erişebilirliğinin artması bu durumda çok önemli. Eğer hızlanması halinde Instagram’da video ve canlı yayınların daha çok artacağını düşünüyorum. Mesela bizim amacımız paylaştığımız fotoğraflarda o insanları imrendirmek ya da kıskandırmak gibi bir şey değil kesinlikle. Biz insanların seyahat etmelerine bir bakıma teşvik etmeye çalışıyoruz. Biz buna özen gösteriyoruz.

Prontotour ile çalışmak sizin için ne ifade ediyor?

M.K. Prontotour ile tanışmamız yeni değil aslında. Daha önceki zamanlarda çok seyahat etmiştik. Basın gezilerine katılmıştık. Ancak son dönemde yeni bir yola girdik. Aslında Prontotour, kendimizi ifade etmek istediğimiz bölümle çok iyi uyuşuyor. Biz de işin turizm, seyahat ve keşif tarafında hepsini toplayarak  anlatmak istediğimiz şeyleri Prontotour ile sunabiliyoruz. Çünkü Prontotour’un enerjisi, vizyonu ve kitlesinin genel kültür profili bizimle çok iyi örtüşüyor.

Ç.G. Mehmet’in de söylediği gibi Prontotour ile bizim çizgimiz birbirine çok yakın. Biz insanlarla bu şekilde konuşmak ve buluşmak istiyoruz. Fotoğrafla bir yolculuğu ya da hikayeyi anlatıyoruz. Enerjimiz, dilimiz, deneyimlerimiz Prontotour ile çok uyumlu.

Çok fazla seyahat ediyorsunuz. Peki son dönemlerde size göre trend olacak yerler neler?

Ç.G. İnsanların artık klasik yerleri gezmek yerine daha farklı arayışlara girdiğini düşünüyorum. Fas ve Marakeş’e son dönemlerde çok ilgi arttı. Aynı şekilde İspanya’nın Endülüs Bölgesi de çok rağbet görüyor. Bununla birlikte İtalya’nın küçük kasabaları ile Yunan adaları da tatilcilerin listesinde yer alıyor.

M.K. Ben de Çiler’in söylediği yerlere katılıyorum. Ama mesela bazı yerler var ki, Paris ya da Barselona gibi popülerliğini hiçbir zaman kaybetmiyor. Bunların yanında Venedik’i de söyleyebilirim. Afrika’dan da bahsetmek isterim. Her yıl bir kere ziyaret ederiz. Afrika özellikle Büyük Göç döneminde mutlaka görülmesi gereken yerlerden biri. Tabii biz biraz da fotoğraf açısından bakıyoruz.

Tur şirketiyle seyahat etmenin size göre avantajları neler?

M.K. Turla seyahat etmeyi biz de tercih ediyoruz. Bir kere maliyet açısından çok avantajlı. Tur firmaları operasyonlarını önceden yaptıkları için uygun fiyata insanlara sunabiliyor. Ayrıca daha profesyonel bir hizmet alıyorsunuz. Buna rehberlik ya da lokasyon da dahil. Sıfıra yakın hatayla gezebiliyorsunuz.

Ç.G. Turla seyahat ettiğinizde rehberlik hizmeti ciddi bir avantaj sağlıyor. Mesela bizim gibi şehirlerde gizli kalmış noktaları bulup fotoğrafını çekmek istiyorsanız, rehberler size bu anlamda yardımcı oluyor.

©2017 ProntoTour www.prontotour.com

Kimlik bilgilerinizle giriş yapın

veya    

Bilgilerinizi mi unuttunuz?

Create Account