Işıklar Şehrinde Büyüleyici Bir Tatil

Moda ve lüksün dünya başkenti Paris, herkesin hayatında en az bir kez görmek istediği bir şehir. Tatil için ayırdığınız sadece bir haftasonu da olsa zamanı doğru kullanırsanız şehrin keyfini çıkarıp ruhu- nu yakalayabilmeniz mümkün. Şehir saat yönünde daireler şeklinde sıralanan  20  bölgeye  ayrılmış.  Seine Nehri’nin sağ tarafında şehrin Champs Elysées gibi geniş ve büyük bulvarları, Zafer Anıtı, Palais Garnier (Opera Binası) ve Louvre Sarayı yer alır. Montmartre, sağ tarafın kuzey bölgesindedir. Parke taşlı sokak- ları, sarmaşık kaplı küçük evleri ile Montmarte küçük bir köye benzer. Bastille bölgesi ise Paris’in ünlü kafe ve kulüplerine ev sahipliği yapar. Nehrin sol tarafı ise sağ tarafa göre daha hareketlidir. Caddelerin ve sokakların  pek çoğu trafiğe kapatılmıştır. St. Germain bölgesindeki kafeler çok popülerdir. Montparnasse Picasso’nun, Giacometti ve diğer sanatçıların evi olarak bilinir. St. Germain’e çok yakın olan Montparnasse sinemalar ve ünlü pastanelerle donatılmıştır. La Defense bölgesi ise Paris’in kuzeybatısında yer alır; gökdelenleri ve modern binaları ile büyük bir iş merkezidir.

İlk Paris gününüze, şehre can veren Seine Nehri’nde tekne gezisi ile başlayın. Tur, yaklaşık 1 saat sürüyor ve farklı şirketler sizi değişik noktalardan alıp, değişik duraklarda indirebiliyorlar.

Notre Dame Kilisesi

Tekne gezisinin ardından Notre Dame’a doğru yola çıkın. Gotik mimarinin en önemli yapılarından biri olan kilise, vitray ve gotik süslemeleri ile çok etkileyici. Victor Hugo’nun Notre Dame’ın kamburu romanında da bahsi geçen çan kulesini ve devasa çanı görmeden ayrılmayın. Unutmayın, kuleye çıkmak için, kilise girişinin solunda sıraya girmek gerekiyor.

View interior of the Notre-Dame Basilica

 Montmartre  ve Sacre Coeur

Öğleden sonra Paris’i görmek için Montmarte Tepesi’ne doğru yola çıkın. Manzarayı kaçırmamak için otobüsü tercih edin. Moulin Rouge’un önünde otobüsten indikten sonra, tepeye çıkan minik trenlere atlayın ve kendinizi sanat ve sanatçıların ortasında bulun. Bembeyaz mermerleri ile huzur verici Sacre Coueur Kilisesi de bu tepede yer alıyor.

Les Halles ya da La Defense

Akşamüzeri tercihinize göre  Les Halles’e gidip insanları izleyebilir veya Paris’in modern yüzünü görmek için iş merkezlerinin bulunduğu La Defense bölgesini ziyaret ede- bilirsiniz. Galeries Lafayette size yeterli  gelmediyse veya fiyatlar  fazla tuzlu geldiyse, Les Halles’in butikleri tam sizin aradığınız yerler.

Eiffel Kulesi

Hava  tamamen  kararıp,  Eiffel’in ışıkları yandığında kulenin üst katlarına çıkıp Paris manzarası izlemek için mümkün olduğunca erken orada olun; zira uzun bir sıraya girmeniz gerekebilir. Bekleme süresinin ardından, 30’lu gruplar halinde asansöre biniyor ve üst katlara doğru çıkıyorsunuz.

Eğer  Versailles Sarayı’na veya Disneyland Paris’e  gitme  gibi planlarınız varsa sabah erken saatte yola çıkmalısınız.  Her ikisine de en kolay tren ile ulaşabilirsiniz. Disneyland Paris için tur şirketinizin düzenlediği ekstra turlara da katılabilirsiniz.

D’Orsay Müzesi

Louvre dünyanın ve Paris’in en iyi müzesi olabilir ama güzellik, sıcaklık ve sakinlik bakımından kesinlikle D’Orsay’in yeri başkadır. Burada,

19. yüzyılın ikinci yarısına ait eserleri görebilirsiniz.

Louvre Müzesi

Şehir merkezinden ayrılmayacaksanız, kendinizi sanata kaptırabilirsiniz. Louvre Müzesi’ni tamamen gezmek için aylara ihtiyacınız vardır. Ama siz başlamadan önce karmaşık haritada hangi dönem ve eserleri görmek istediğinizi belirlerseniz, 2 saat içinde oldukça tatmin edici bir müze turu yapabilirsiniz.

louvre

Opera Binası ve Galeries Lafayette

Paris büyük bir şehir ama şehir merkezinde ulaşım oldukça kolay. Metro yardımıyla,  Notre Dame’dan sonra kentin en güzel yapısı olan Palais Garnier yani opera binasına gidebilirsiniz.  Şanslıysanız, opera salonunun halka açık olduğu günlere rastlayabilir,  bu muazzam salonu görebilirsiniz. Opera binasının yanında- ki, masaları caddeye bakacak şekilde klasik düzene sahip kafelerde öğle yemeğinizi yiyebilir,  kahve içebilirsiniz. Ünlü alışveriş merkezi Galeries Lafayette, opera binasının solunda yer alıyor. İçindeki markalar ve muhteşem kubbesi ile gerçekten görülmesi gereken bir mekân.

Champs Elysées

Müze gezisinin ardından uzun bir yürüyüş sizi bekliyor. Paris’in simgelerinden Champs Elysées Caddesi’ndeki yürüyüşünüze iki noktadan başlayabilirsiniz:  Arc de Triomphe veya Concorde Meydanı. Concorde Meydanı, yürüyüşün yorgunluğu- nu atmak açısından faydalı olacağından, Etoile Meydanı’nda Arc de Triomphe yani Zafer Anıtı’nı gördükten sonra, cadde boyunca ilerlemeye başlayabilirsiniz. Cadde üzerinde her markayı, her tür restoranı bulmak mümkün. Pont Neuf Köprüsü’nün fotoğrafını çekmeyi unutmayın.

Le Dome Des Invalides

17.  yüzyıl Fransız mimarisinin en önemli örneklerinden olan Le Dome Des Invalides, Napolyon’un mezarına ev sahipliği yapıyor. Binanın tam göbeğinde, kubbenin altında,  Napolyon’un kırmızı mermer kaplı tabutunu görebilirsiniz.

Latin Mahallesi

Burası Paris mutfağını tanımak için en eşsiz yerlerden biri. Yemekten sonra Paris’in neden “Işıklar Şehri” adını aldığını anlayabilmek için,  gece özel düzenlenen

Seine turlarına katılmalısınız. Bu sayede tekne turu ile başlayan Paris gezinizi yine bir tekne turu ile sonlandırmış ve şehrin akşam büründüğü güzelliğe tanıklık etmiş olursunuz.

©2019 ProntoTour www.prontotour.com

Kimlik bilgilerinizle giriş yapın

veya    

Bilgilerinizi mi unuttunuz?

Create Account