Prag’da Bir Kaçamak

Haftasonu tatilinde ne yapayım diye düşünüyorsanız, ,Prag’a gitmeye ne dersiniz? Masalları anımsatan şehir size harika bir tatil vaad ediyor…

Yoğun bir haftanın ardından hafta sonunuzu farklı mimari akımları yansıtan eserleri, etkileyici sokakları ve tabii ki biralarıyla ünlü Prag’da geçirmek istemez misiniz? Bu romantik şehir, tarihi yerleri ve müzeleriyle sizi davet ediyor.

“Masal Şehri”nde unutulmaz bir tatil geçirmek isteyenlerin görmesi gereken yerleri sıraladık…

Eski Kent Merkezi

Başlangıç noktası olarak, herkesçe bilinen Eski Kent merkezini almanız sizin için kolay olacaktır. Meydanın güney duvarında bulunan Astrolojik Saat ve Kulesi, şehrin önemli turistik noktalarından. Aynı yerde bulunan Eski Kent Kulesi ise, Gotik mimari tarzıyla dünyanın en görkemli yapılarından biri olarak görülüyor. Yanı başında ise ünlü yazar Kafka’nın müzeye dönüştürülen büyüdüğü evini görebilirsiniz. Meydandaki kafelerde yapacağınız kahve keyfinden sonra meydana çok yakın olan yine Gotik Tyn Katedrali’ni ziyaret edin. Aynı yerdeki Barok St. Nicholas Kilisesi de görülmeye değer.Old town square in Prague at Christmas time. Night.

Yahudi Mahallesi

Meydandan nehre doğru yürüdüğünüzde Yahudi Mahallesi’ne ulaşacaksınız. Burası 13.yüzyıla kadar dayanan tarihiyle Yahudiler’in yerleşim bölgesi olarak geçiyor. Yıllar boyunca bu dine ait insanların sadece bu bölgede, zor şartlar altında yaşamasına izin verilmiş, dolayısıyla bu bölgeyi ziyaretinizde geçmişin hüznünü hissedeceksiniz. Avrupa’da en iyi korunmuş Yahudi mahallelerinden birisi olan bölge, çok eski olan sinagogları ve mezarlığı ile tarihi gözler önüne koymayı başarıyor.

Vltava Nehri nin kıyısında yükselen Ulusal Tiyatro Bulunduğunuz yerden nehir kenarına çıkın ve Charles Köprüsü’ne doğru yürüyün. Nehrin diğer tarafını ertesi günkü programa dahil ettiğimiz için manzaranın tadını çıkarın ve devam edin. Karşınıza çıkacak olan heybetli tiyatro binasında kentin en önemli bale ve opera performansları ortaya konuyor.

Nehir kenarında öğle yemeği Nehrin kenarında veya yolunuzun üzerinde hoşunuza giden bir yerde öğle yemeğini yiyebilir ve dinlenebilirsiniz.

Wenceslas Meydanı

 Uzun ve dinlendirici öğle yemeğinden sonra şehri turlamaya devam edebilirsiniz. Yeni Şehir merkezi olarak geçen Wenceslas Meydanı’na yürüyün. Burada oteller, restoranlar, barlar ve dükkanları göreceksiniz. Alışveriş yapmak isteyenler için burasının çok uygun olduğunun farkına varacaksınız. Aynı zamanda meydan siyasal partilerin ve önemli kuruluşların binalarının olduğu yer olarak önemini koruyor. Meydana adını veren St.Wenceslas’ın at üzerindeki heykelinin arkasında ise bir başka görülmeye değer bina olan Ulusal Müze yer alıyor.

Ulusal Müze

İki parçadan oluşan müzenin ana binası yenileme nedeniyle 2015 yılına kadar kapalı iken diğer bölüm olan yeni binası ise ziyaretçilere açık. Müze, arkeoloji, etnografya ve tarih öncesi yıllara ait oldukça zengin bir koleksiyon içeriyor.

Nâmesti Republiky Turunuza başladığınız Eski Kent merkezine dönerken şehrin önemli meydanlarından bir tanesi olan Nâmesti Republiky’den de geçin. Dönüşünüz sırasında tarihin işlediği sokakların tadını çıkarın.

Akşamın keyfini çıkarma vakti İlk günün turunu bitirdikten sonra ister otelinize geri dönüp yakınlarda güzel bir akşam yemeği yersiniz, isterseniz de gün içinde gezerken gözünüze kestirdiğiniz restoranları denersiniz. Geçirdiğiniz yorucu ama keyifli bir günün ardından Prag gece hayatının tadını çıkarın. Sabaha kadar eğlencenin devam ettiği bu şehirde zevkinize göre seçeceğiniz birçok yer var.

Charles Köprüsü

Gecenin yorgunluğunu atmak için kaldığınız yere yakın bir yerden kahvenizi alın ve yola koyulun. Prag’ın en ilgi gören yerlerinden biri olan Charles Köprüsü’ne doğru yola çıkın. 13- yüzyıl yapımı bu köprü üzerindeki 75 adet heykel ve hemen yanındaki müze görmeye değer yerler arasında geliyor.

Prague Bridges

Lesser Kulesi

Mala Strana da denilen kule, Prag Kulesi’nin çok yakınında nehir kenarında yer alır. 8. yüzyıldan beri var olan bu kule, tarihte birçok değişikliğe uğradı ve bugün meydanındaki oteller, restoranlar ve küçük dükkanları ile insanları kendine çekiyor.

Prag Şatosu

Şato, Avrupa’nın en büyük Ortaçağ kalesi olarak biliniyor ve bu nedenle Prag’ın en çok ziyaret edilen yerlerinden biri olarak varlığını sürdürüyor. Şato bölgesinde ise görmeniz gereken birçok bina yer alıyor.

St. Vitus Katedrali & Altın Yol & St. George Bazilikası

Gotik Çek sembollerinden bir tanesi olan şaheser St. Vitus Katedrali, şehrin birçok yerinden tüm ihtişamıyla görülebiliyor. Aynı zamanda bu kutsal yer, Çek kral ve kraliçelerin mezarlarını da barındırıyor. Şato bölgesinin bir başka önemli yeri turistlere hediyelik eşyaların satıldığı, renkli tarihi binalarıyla görülmeye değer Altın Yol. Şimdilerde klasik müzik konserleri için kullanılan St. George Bazilikası, Prag’daki Roma mimarisi tarzında en iyi korunmuş kilisedir. Bölgeyi gezmeyi bitirdikten sonra burada hoşunuza giden bir restoranda öğle yemeğinizi yiyebilir ve dinlenebilirsiniz.

Petrin Kulesi

Paris’teki Eiffel Kulesi’nin aynısı ama daha küçüğü olan bu 60 metrelik kulenin tepesine çıkabilir ve şehri yukarıdan izleyebilirsiniz. 299 basamak çıkmaya değecek kadar güzel bir manzara ile karşılaşacağınızı söylemekte fayda var.

Vltava Nehrinde bot keyfi Akşamüstü kek ve istediğiniz içki eşliğinde nehir üzerinden şehrin ihtişamına tanık olabilirsiniz. Nehir üzerindeki köprüler altından geçerken harikulade manzaraya tanık olduğunuzda, tatilinizin sonuna geldiğiniz için üzüleceksiniz belki ama 2 saat süren bu turun tadını çıkarın.

Prag’ın pub’larında yerel biraları deneyin.Yerel biraların tadına bakarken yorgunluğunuzu atmaya çalışın ve güzel tatilinizi noktalayın.

©2019 ProntoTour www.prontotour.com

Kimlik bilgilerinizle giriş yapın

veya    

Bilgilerinizi mi unuttunuz?

Create Account