SANAL HAKİKAT LİBERLAND

SANAL HAKİKAT LİBERLAND

Ev Bezgini bu kez Pronto Tour okurlarına çok değişik bir macerasını anlatabilmek için Liberland’a gidiyor. Nedir Liberland? İnternette çok gezinen ve seyahati sevenler illaki denk gelmiştir, sanal bir ülke bu Liberland. Ülkenin sanalı nasıl olur? Anlatayım…

Jedlicka

Çek bir politikacı var. Sanırım vakti bol, tatlı kafalı genç bir arkadaşımız bu. İsmi Vit Jedlicka. Vit, oturuyor haritaya bakıyor. Ama uzun uzun bakıyor. Yıllarca bakıyor ve diyor ki, “Ahan da buldum. Sırbistan ile Hırvatistan sınırında, Tuna nehri üzerindeki şu ada tartışmalı topraklara denk geliyor. Ben burada bir ülke kurayım…”

FOTO1

Ben bunu ilk duyduğumda merakla takip ettim. Baktım sık sık haber oluyor. Hattâ, bunlar bir site kurmuşlar ve vatandaşlık başvuruları almaya başlamışlar. En çok başvuru Türkiye ve Mısır’dan gitmiş. Nasıl bezmişlerse artık! Eh, bu durumda bana kalan, azılı bir gezgin olarak, Liberland’ı ziyaret eden ilk Türk olmaktı ve yola çıktım…

FOTO2

Macaristan’ın Sırbistan’a giriş kapısı Hercegszanto’dan, Sırp kasabası Bezdan’a girdim. Burada bir parantez açayım: Bunu bisikletle yaptım. O da ayrı bir maceranın başlığı. Siz şimdilik sadece bisikletli olduğumu biliniz, yeter.

FOTO3

Sırbistan’a geçtikten sonra pedallara asılıp yol arkadaşım sevgili Yusuf Elkilani ile Backi Monostor’a ulaştık. Çünki burası, Liberland’a en yakın yerleşim yeri. FOTO4

Kasabanın içinde basa bas giderken, sağ tarafta eğlenceli bir bahçe, bahçenin içinde bir ev, iki deli işi korkuluk, evin verandasında bir yaşlı anne hanımefendi ile ben yaşlardaki kızını gördük.

FOTO5

İzin isteyip heyecanla bahçeye girdik. Deli deliyi dakkada buluyor ya, ben de bisiklet heybemden bu pembe peruğu çıkarıp korkuluklarla komikli fotoğraflar çektirdim. Bence Liberland macerasının en eğlenceli insanı, bu korkulukları yapan ev sahibi teyze idi. Selam olsun ona… Kulakları çınlasın…

FOTO6

Neyse biz maksadımıza dönelim. Liberland’ı aramaya devam… Backi Monostor’da turizm danışma ofisini bulduk, bu sanal memleket ne tarafta, soralım diye ama kapı duvar…

FOTO7

Biz de ne yapalım, semtin gençlerine danıştık, müstehzi bir ifade ile “Şu yandan gidin bulursunuz” dediler. Biz de gidonları o yana çevirdik… Yol boyunca da, “Bunlar niye Liberland’ı merak edenlerle eğleniyorlar?” diye yorum yaptık…

FOTO8

Derken vara vara dere kenarında bir pansiyona vardık. Dere dediğime bakma. Bildiğin Tuna…

FOTO9

Pansiyonun içinde bu Boşnak ile tanıştık. Ağzını yaya yaya konuştuğu İngilizcesi ve anlattıklarından anladık ki, Amerika’da kalmış uzun süre. İddiasına göre bu arkadaş, Liberland devlet başkanının yardımcısı ve basın sözcüsüymüş ama “Bi bayrak verir misin bize anı olarak?” diye sorduğumuzda bayrağı olmadığını söyledi… Uzun uzun boş laflar edip, bizi yok yere oyaladı. Boş laflarının arasından cımbızladıklarımıza göre, bunlar burada, dünyanın dört bir yanından gelen bağışlarla her hafta tatlı partiler yapıyorlar. Bizi de davet etmedi değil bak şimdi hakkını yemeyeyim…

FOTO10

Bakın bu fotoğrafta, Liberland olduğu iddia edilen yeri uydu haritasından görebilirsiniz. Bildiğiniz ada. Tarzan adası. Tek bir yapı yok ve sadece 7 kilometrekare… Yani orada öyle bir devlet yok. Yok öyle bir şey…

FOTO11

Sözde devlet başkanı sözcüsü Boşnak’ın yanından ayrıldıktan sonra yine pedallara asılıp biraz daha güneyde olduğunu öğrendiğimiz vakıf binasını aramaya koyuluyoruz. Vakıf dediğim şey, Liberland Settlement Association denen oluşumun takıldığı bir bina. Allah sizi inandırsın, ben yine pembe perukla bisiklet tepesindeyim. Öyle devlete, böyle peruk!

FOTO12n

Şahane yollar ve köprüler üzerinden geçerek, medeniyetten ve yerleşim yerlerinden iyice uzaklaşıyoruz. Artık burada tek tük yazlık evler var. FOTO13n

Bunların hepsi Tuna kıyısında dizili ve işte en nihayetinde Liberland için kurulan oluşumun binasını buluyoruz.

FOTO14

Bu da bayrakları… Bayraktaki sarı renk değişimi, siyah renk sisteme karşı isyanı, ağaç bereketi, kuş da özgürlüğü anlatıyor…

FOTO15

Fotoğrafta görülen diğer iki kadının biri İngiliz, öteki Fransız gazeteciler. Türkiye’den bisikletle gelen iki tip ile karşılaştıklarına çok sevindiler. Bizimle röportaj yaptılar. Biz de akıllı akıllı laflar söyledik, işte burada olmak çok heyecanlı, yaşasın Liberland, yaşa ve yaşat Liberland dedik…

FOTO16

Sloganı Yaşa ve Yaşat Özgür Liberland olan bu sanal ülke için size anlatacaklarım bu kadar. Kuş kalbi kadar minik adaya geçmek ve Liberland olduğu iddia edilen topraklara ayak basmak mümkün değil. Sırp polisi hop avlayıveriyor insanı… Başkan Jedlicka da son girişiminde tutuklandı zaten.

Bana gelen sorular içinde vize istiyor mu, ülke nasıl gibi başlıklar vardı. Liberland aslında bir ülke değil, bir şey değil, bir girişim, bir söylem, bir eğlence, bir oyun, bir oyuncak… Bize de macera oldu işte… Gittik, gördük, geldik…

Aman bizi takip etmekten ve gezmelerden geri kalmayınız efendim. Gezmeyeceksek niye doğduk öyle değil mi?

©2018 ProntoTour www.prontotour.com

Kimlik bilgilerinizle giriş yapın

veya    

Bilgilerinizi mi unuttunuz?

Create Account