SANATIN VE RÖNESANS’IN BAŞKENTİ FLORANSA

SANATIN VE RÖNESANS’IN BAŞKENTİ FLORANSA

Kuzey İtalya’nın en önemli kentlerinden olan Floransa, müzeleri, sanat galerileri, tarihi binaları, yetiştirdiği ünlü sanatçıları ve yetiştirmekte olduğu yetenekli sokak sanatçılarıyla milyonlarca sanatseverin seyahat tercihinde en başta bulunuyor. Avrupa’nın en eski sanat merkezlerinden biri olan Floransa, 1 milyona yakın nüfusuyla Toscana Bölgesi’nin başkenti konumunda.

Kültür ve sanat alanının dışında ticarette de Avrupa’nın önemli merkezleri arasında olan Floransa, ziyaretçilerine sunduğu büyülü atmosferi ve başkent Roma’ya olan 2 saatlik yakınlığı nedeniyle İtalya turlarının olmazsa olmaz şehirleri arasında yer alıyor. Avrupa’yı sanat ve edebiyatla tanıştıran Rönesans hareketinin doğum yeri olduğu bilinen Floransa’nın ara sokaklarında yürürken bu şehirde yaşamış ve eserler vermiş olan Leonardo da Vinci, Michelangelo ve Dante gibi sanatçıların ayak izlerini takip edebilir, bu sanatçıların gözüyle Rönesans estetiğine şahitlik edebilirsiniz.

FLORANSA’DA GEZİLECEK YERLER

Floransa, kültürel ve sanatsal açıdan oldukça köklü bir geçmişe sahip olduğu için, gezip görülmesi gereken yer sayısı da oldukça fazla. Klasik bir İtalya turunda ayıracağınız 2 günün Floransa için yeterli olacağını belirterek gezilecek yerleri sıralamaya başlayabiliriz.

Piazza del Duomo (II Duomo Meydanı): Floransa’nın en önemli simgelerinden biri olan bu Katedral Meydanı Piazza San Giovanni’de bulunmakta ve Floransa’yı ziyaret eden hemen her turist tarafından uğranan bir meydandır.

Santa Maria del Fiore Katedrali: Şehrin tarih merkezinin tam kalbinde bulunan bu katedralin yapımı, 1296 yılında ünlü mimar Arnolfo di Cambio tarafından başlatılmış ve Ancak 600 yıl sonra tamamlanabilmiştir. Neo Gotik bir dış cephe mimarisine sahip bu katedralden bağımsız bir şekilde 414 basamaklı Giotto’nun Çan Kulesi de burada yer almaktadır.

Medici Sarayı: Via Cavour’da yer alan katedralin kuzeybatısında yer alan 15. Yüzyıl tarihli Medici Sarayı oldukça görkemli bir görünüşe sahip. Bugün Floransa valiliğini barındıran bu sarayın tasarımıyla diğer Rönesans saraylarına örnek olduğu bilinir. 300 yıl boyunca Floransa’ya hükmetmiş Medici ailesi, Plazzo Vecchio’ya taşınmadan önce uzun yıllar bu sarayda yaşamıştır.

Fra Angelico Müzesi: San Marco Meydanı’na yürüyüş mesafesinde bulunan bu manastır müzesi, 1387-1455 yılları arasında yaşamış olan Floransalı Fra Angelico’nun eserlerinin sergilendiği yerdir.

Galleria della Accademia: Burası Floransa’nın görülmesi gereken yerlerinin başında geliyor. Çok sayıda Rönesans eserinin bulunduğu bu müzede en çok ilgi çeken eserlerin Michelangelo’ya ait heykeller olduğunu söyleyebiliriz. Bunlar içinde en ünlü olan ise aynı sanatçının henüz 26 yaşındayken kullanılmayan bir mermer sütunu oyarak meydana getirdiği Davud heykelidir.

Sinyorlar Meydanı: Şehrin sosyal ve kültürel merkezi olduğunu söyleyebileceğimiz bu meydan günün hemen her saati oldukça canlıdır. Bunun en önemli nedenlerinden biri bu meydanın barındırdığı eserler nedeniyle tam bir açık hava müzesi özelliği taşıması, diğer ise ünlü Uffizi Müzesi’nin burada bulunmasıdır.

Ponte Vecchio (Eski köprü): Floransa’nın yerini gösteren bir işaret ataşı gibi görev yapan bu köprü, bir 14. Yüzyıl mimarisidir. Köprünün üzerinden diğer tarafa geçilen yolun her iki tarafında 16. Yüzyıldan beri burada bulunan kuyumcu mağazaları bulunmaktadır.

Uffizi Müzesi: Medicilerin sanat koleksiyonunun sergilendiği Uffizi Müzesi, uzun bir U çizerek Plazzo Vecchio’dan Aron Nehri’ne, nehirden de saraya doğru uzanır. Vasari’nin en önemli eseri olan bu yapı bugün dünyanın en önemli galerilerine ev sahipliği yapmaktadır. Giotto, Botticelli, Leonardo da Vinci, Micheangelo, ve Raffaello gibi dünyaca ünlü sanatçıların eserleri bu müzede sergilenmektedir.

İlk Belediye Sarayı: Kaleyi andıran bir görünüme sahip bu 13. Yüzyıl sarayı, Ulusal Heykel Müzesi olmadan önce Floransa’nın ilk belediye sarayı ve hapishane olarak kullanılmıştır. Önceden Cephanelik olarak kullanılan Micheangelo salonu da şimdilerde Volterra’nın asık suratlı Micheangelo büstüne ev sahipliği yapar.

Santa Trinita: 16. Yüzyılın sonundan kalma Barok cephesi ve Gotik iç mekanıyla dikkat çeker. Sassetti Şapeli’nin dekorasyonu, Leonardo da Vinci’nin ustası Ghirlandaio’nun eseridir.

Boboli Bahçeleri: Servi ve çam ağaçlarıyla kaplı Boboli Bahçeleri dinlenmek için Floransa’nın en ideal yeri. Serinletici çeşmeler, yapay sarkıtlı mağaralar ile grotesk heykellerin bulunduğu Barok bahçe oldukça güzeldir.

FLORANSA’DA ALIŞVERİŞ

İtalya’nın moda başkenti sıfatını Milano’ya kaptırmışsa da bu köklü Rönesans şehrinin, klasikte olsa, sunacağı zarif, nadide şeyler dikkate değer. Kadın ve erkek giyimine ayrılmış şık moda butikleri için Via de Tornabuoni, Via Della Vigna Nuova, Piazza Della Repubblica, ile Via de Calziuoli görülmeye değerdir. Deri ürünleriyle ünlü Floransa’da ülkenin hatta Avrupa’nın en iyi deri zanaatkârları bir zamanlar San Lorenzo ile Santa Croce yakınlarındaki atölyelerde çalışmışlardır.

Ponte Vecchio, pahalı olsa da son derece estetik altın ve gümüş mücevherler için bir numaralı adrestir. Burada gördükleriniz nesillerin ustalığı olan ürünlerdir. Civarda daha ucuz mücevher mağazaları da mevcuttur.

Antika Mağazaları Borgo Ognissanti , Via della Vigna Nuova, Via dele Fosse, ve Via Maggio civarında bulunabilir. Fiyatları oldukça yüksek olsa da buraları bir müze gibi gezebilirsiniz.

_al-sveris

©2018 ProntoTour www.prontotour.com

Kimlik bilgilerinizle giriş yapın

veya    

Bilgilerinizi mi unuttunuz?

Create Account