SİSLER ÜLKESİ SAN FRANCISCO’YA YOLCULUK

SİSLER ÜLKESİ SAN FRANCISCO’YA YOLCULUK

ABD’nin gözde kentlerinden biri olan San Francisco, hayatın güzelliklerine duyulan bir sevda veya dillerden düşmeyen bir şarkı gibi ruhunuzu ele geçirir. Kalbini San Francisco’da bırakan milyonlarca ziyaretçiden biri olarak ben de körfez kıyısından şehre baktığım an bu şehir kalbimi çaldı ve bu aşk sonsuza kadar sürecek gibi. İki kere gezme şansı yakaladığım bu şehri sizlere de anlatmak isterim…

Şehre ilk geldiğinizde daha önce burada bulunmuş gibi hissederseniz hiç şaşırmayın; kentte birçok film, dizi çekildiği için sokalar, tepeler size tanıdık gelecektir. San Francisco tam bir tepeler şehri, Nob, Russian, Telegraph ve Twin Peaks başta olmak üzere kentte toplam 43 tepe bulunuyor. Bunların her birinden, hepsi muhteşem güzellikte manzaraları izleyebilirsiniz; görkemli Pasifik, dalgalı körfez ve onun gizemli adaları, diğer tepelerdeki evler, otantik Victoria evleri ve tabiki gökdelenler. Peki Golden Gate? Dünyada Golden Gate köprüsünden daha asil bir köprü varsa bile, sisli bir havayla taçlandırılmış bir tane daha bulmanız imkansızdır.

Yaz aylarında California’nın büyük kısmı sıcaktan kavrulurken bile San Francisco’da hava bunaltıcı değildir, ılıman deniz iklimi sayesinde kentte yıl boyunca hava sıcaklığı 21° üstüne çıkmaz. Dolayısıyla San Francisco’yu yürüyerek gezmeniz önünde pek bir engel yoktur. Yoksa Financial District’te yükselen gökdelenlerin mimarisinin, North Beach’teki kafelerin ve Chinatown’ın keskin aromalarının tadı başka nasıl çıkar?

GEZİLECEK YERLER

Union Square: Oteller, mağazalar ve ilgi çekici yerlerin çoğu Union Square çevresinde toplanmıştır. Şehir gezinizi planlarken burayı Merkez alırsanız her yere yürüyerek dahi ulaşmanız mümkün olur. Meşhur tramvay hattının başlangıç durağı da buradadır.

Chinatown: 24 bloktan oluşan Chinatown, kendinizi tamamen teslim edip içinde kaybolmanız gereken bir deneyimdir. Asya dışındaki ikinci büyük Çinli topluluğu (birinci New York), egzotik bir atmosfer içindeki tapınaklar, çay evleri ve restoranlar. Union square tarafından Chinatown’a girecekseniz 1970 yılından kalma Chinatown Gate’i görebilirsiniz.

Financial District: San Francisco limanından Union Square’e doğru uzanan gökdelenler bölgesi de diyebileceğimiz Financial District şehrin ekonomik nabzının attığı bölgedir. 48 katlı Transamerica Pyramid’i de bu bölgedeki yapılardandır.

Embarcadero: Kentin büyük ve güzel kıyı şeridi çeşitli düzenlemelerle daha da güzelleştirilmiş bölgesi olan Embarcadero; King Street’teki beyzbol stadyumundan Fisherman’s Wharf’a kadar uzanan bütün bölgeyi içine alır. 13 km uzunluğundaki Oakland körfez köprüsünün en güzel manzarasını bu kıyı şeridinden izleyebilirsiniz. Körfez köprüsünün hemen çıkışında bulunan ve şehrin simgelerinden olan Ferry Building’den körfez turları yapan feribotlara binebilirsiniz. Ferry Building önünden Fisherman’s Wharf’a uzanan geniş kaldırım yürüyüş ve koşu yapanlar, bisikletçiler ve kaykaycıların mekanıdır.

Fisherman’s Wharf: California’da aileler tarafından en çok ziyaret edilen ikinci yer olan Fhisherman’s Wharf gelir. Hareketli bir sokak yaşamıyla canlanan bölge, eğlence mekanları, hediyelik eşya mağazaları, müzisyenler ve sokak göstericileriyle Pie 43-47 arasında uzanıyor. Bölgede eski rıhtımın kütükleriyle yapılan Pier 39 ise oldukça dikkat çeken yerlerden biridir. Buradan yükselen havlama sesleri ise çevredeki köpeklere değil güneşlenmek için burayı mesken tutan yaklaşık 600 tane deniz aslanına aittir. Rıhtımdaki çok sayıdaki balık restoranında ise yengeç yemek olmazsa olmaz bir deneyimdir.  Meşhur tramvay hattının diğer bir başlangıç durağı da buradadır.

Alcatraz: Her iki gidişimde de ziyaret etme imkanı bulamasam da filmlere, kitaplara konu olmuş Alcatraz adasından bahsetmeden geçmek olmaz. 1934-1963 yılları arasında ABD’nin en katı federal hapishanesi olan bu ada yüksek maliyetinden ötürü kapatılmış. O tarihten beri rehberli turlara ev sahipliği yapan bir ziyaret noktası olmuş. Pier 33’ten kalkan tekneler ile adaya ulaşım mümkün.

Marina Bölgesi: Pastel renkli evleri ve cadde üstündeki lüks mağazalarıyla bu bölge yaşamak  yada gezmek için harika bir yerdir. Körfez kıyısındaki Marina Green parkında güneşlenmek, göz alıcı Palace of Fine Arts müzesini gezmek size keyifli anlar yaşatacak aktivitelerdir.

Golden Gate Köprüsü: Ülkenin en güzel köprülerinden biri olan Golden Gate köprüsü aynı zamanda bir mühendislik harikasıdır. Altından geçen gemilerin dalgalarıyla salınan yelkenlilerin süzüldüğü suya güneşin ışıkları vururken sis altındaki kuleler muhteşem bir manzara yaratır. Köprünün bakım çalışmaları hiç bitmediği için, yıl boyunca köprüyü temiz tutmak ve boyamak için 40 kişilik bir ekip çalışıyormuş. Köprüyü yürüyerek geçmek bu şehirde kesinlikle yaşamanız gereken bir deneyim.

Golden Gate Park: İnsan eliyle yapılmış parkların en büyüğü olan Haight-Ashbury’nin hemen kıyısından başlayıp Pasifik okyanusuna kadar uzanan bu park her açıdan farklı bir düzenleme harikasıdır. 412 hektar alana yayılmış parkta her yaştan insana ve her türlü zevke hitap eden eğlenceli faaliyetler sunulmuştur.

Tepeler: San Francisco tepeleri şehrin ve körfezin nefes kesici manzaralarına hakimdir. Turistlerin fotoğraf çekmek için tepelere gösterdiği ilginin en önemli nedeni budur. En ilgi çekici tepeleri size söylemem gerekirse;

  • Telegraph Hill; 1876 yılında bir grup hayırseverin tepenin zirvesini satın alıp park yapılmak üzere kente armağan etmesiyle ünlüdür. Tepenin zirvesinde Coit Tower bulunur.
  • Russian Hill; San Francisco’nun kuruluş yıllarında Rus gemilerinde çalışan mürettabatın gömüldüğü yer olan bu tepenin adı o zamandan kalmış. Dünyanın en virajlı yolu olarak adlandırılan meşhur Lombart Street de bu bölgededir. Tepe o kadar diktir ki eğim ancak 8 virajla düşürülebilmiş.
  • Nob Hill; Zamanında malikaneleri ile ünlü bu tepedeki malikanelerden biri hariç tamamı yerini beş yıldızlı oteller ve lüks apartmanlara bırakmış. Grace Katedrali de bu tepenin zirvesindedir.

Castro: Kafeler, butikler ve kitapçılarla dolu semt oldukça şirin görünse de kısa sürede bir şeylerin farklı olduğunu hissedeceksiniz. Çünkü burası kentin nüfusunda önemli yer tutan ve ciddi bir politik ağırlığa sahip olan kentin eşcinsel topluluğunun yaşadığı yerdir. Dünyada her yıl haziran ayında yapılan Pride yürüyüşünün çıkış noktası da burasıdır.

 

 

 

 

 

 

©2018 ProntoTour www.prontotour.com

Kimlik bilgilerinizle giriş yapın

veya    

Bilgilerinizi mi unuttunuz?

Create Account