TALLINN’DE MASALSI BİR YOLCULUK…

TALLINN’DE MASALSI BİR YOLCULUK…

Kuzey Avrupa’da Litvanya ve Letonya ile birlikte Baltık ülkelerini oluşturan Estonya, masalsı bir şehre sahip. Estonya’nın başkenti Tallinn, Orta Çağ görünümüyle ziyaretçilerini adeta kendine hayran bırakıyor. Öyle ki, şehrin sokaklarında sanki tarihi bir yolculukta gibi hissediyorsunuz. Tarihi yapıları, müzeleri, festivalleri, yeme içme mekanları ve alışveriş noktalarıyla seyahat açısından birçok cazip yönü bulunuyor.

Estonya, Baltıklarda yer aldığı için genel olarak soğuk bir iklime sahip. Bu nedenle yaz ve bahar aylarında seyahat etmenizi öneririm. Estonya çok küçük bir ülke. Yaklaşık 1.5 milyon civarında kişi yaşıyor. Başkent Tallinn’in nüfusu da 500 bin civarında. Tallinn’e adım attığınız andan itibaren yeşil alanların fazlalığı dikkatinizi çekecek. Her yerde parklar bahçeler, şehrin güzelliğine güzellik katıyor.

Avrupa’nın en iyi korunmuş Orta Çağ şehirlerinden biri olarak kabul edilen Tallinn’deki şehir turunuzda, UNESCO’nun “Dünya Mirası” olarak koruma altına aldığı ve şehrin karakteristik özelliklerini taşıyan tarihi yapıları ziyaret edebilirsiniz. Estonya bayrağının dalgalandığı Tall Hermann Kulesi, Toompea Kalesi, Alexander Nevsky Katedrali, Dome Kilisesi, Eski Eczane, Kadriorg Sarayı ve Parkı, St. Nicholas Kilisesi’ni görebilirsiniz. Bu yerlerin yanı sıra Toompea Tepesi’nden şehrin en güzel panoramik manzarasının fotoğraflarını çekebilirsiniz.

KADRIORG SARAYI

Tallinn’deki şehir turunuza Kadriorg Sarayı’ndan başlayabilirsiniz. Bu saray, Barok tarzda dizayn edilmiş, şehrin önemli duraklarından biri. Peyzaj anlamında çok güzel bir bahçeye sahip olan bu saray, Çar Deli Petro’nun talimatıyla 1710 yılında yapılmış. Petro, bu sarayda eşi Katerina ile bir süre kalmış. Muhteşem bir görünüme sahip olan sarayın bir kısmı ise günümüzde resim galerisi olarak hizmet veriyor. Sanat müzesinde 16 ve 17. yüzyıl dönemine özgü sanatsal eserler sergileniyor. Çok büyük olmayan sarayın içinde ayrıca dans odası da dikkatinizi çekecek. Kadriorg Sarayı şüphesiz, Estonya’nın mimari tarihini görebileceğiniz en önemli eser olarak karşımıza çıkıyor.

TALLINN FESTİVAL ALANI

Tallin, kültürel etkinliklerin olduğu harika bir yer. Özellikle festival alanı harika etkinliklere ev sahipliği yapıyor. Bu alanı özellikle görmenizi tavsiye ederim. Çünkü her ne kadar size ilk bakışta sadece çimlerin üzerine kurulu bir açık hava konser alanı olarak görünse de, bu festival alanının Estonya tarihinde büyük bir yeri bulunuyor. 1991 yılında bağımsızlığını ilan eden Estonya’da “Şarkı Söyleme Devrimi” önemli bir yere sahiptir. On binlerce insan bir araya gelip şarkı söyleyerek başkaldırmıştır. Bu nedenle günümüzde 5 yılda bir “Şarkı Söyleme Devrimi” kutlanmaktadır. Son olarak 2014 yılında gerçekleşen bu etkinlikte Madonna gibi dünyaca ünlü yıldız isimlerden, Estonyalı şarkıcılara kadar birçok kişi sahne alıyor. Bu etkinliğe de 2019 yılında en az 100 bin kişi bekleniyor. Bu nedenle Tallinn Festival Alanı’nı bir etkinlik sırasında görmenizi de tavsiye ederim.

ALEXANDER NEVSKY KATEDRALİ

Toompea Tepesi’nde 1900’lü yılların başında yapımı tamamlanan Alexander Nevsky Katedrali, Tallinn’de ziyaret etmeniz gereken bir diğer önemli yapı. Görkemli ve ihtişamlı bir görünüme sahip olan Rus Ortadoks Kilisesi’nde, birçok mimarinin karışımı görünmektedir. Katedral günümüzde Ortodoks türdeki en önemli kalıntılardan birini temsil etmektedir. Katedralin çanları da bir hayli dikkat çekiyor. Toplam 11 tane çanı bulunuyor. Ayrıca Tallinn’in en büyük çanının toplam ağırlığı 15 ton civarında. Katedrali süsleyen mozaikler de görülmeye değer.

TOOMPEA TEPESİ

Her şehri panoramik seyredebileceğiniz bir nokta vardır ya, işte Tallinn için de burası Toompea Tepesi… Burası turistlerin görmeden dönmediği bir yer. Orta Çağ kenti olan Tallinn’i buradan görmek ve fotoğrafını çekmek paha biçilemez bir duygu olduğunu söylemeliyim. Toompea Tepesi de şehir gibi UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’nde yer alıyor. Bu tepeden şehre baktıktan sonra butik cafe ve hediyelik eşya mağazalarını da gezebilirsiniz. Sonrasında Arnavut kaldırımlı sokaklardan geçerek şehrin “Old Town” bölgesini keşfedebilirsiniz.

ESKİ ŞEHİR

Avrupa’da birçok şehrin “Old Town” olarak adlandırılan bölgesini gezmişimdir. Ancak Tallinn’deki görüntü çok farklı. Tam bir Orta Çağ atmosferi ile baş başa kalıyorsunuz. Cafe, restoran, hediyelik eşya dükkanları ve rengarenk evlerin oluşturduğu bu bölge canlı yaşantısı sayesinde gelen tüm turistlerin ilgi odağı halinde. Arnavut kaldırımlı sokaklar, geleneksel kıyafet giyen insanlar ve kiliseden çıkan çan sesleri sizi sanki Orta Çağ’ın o büyülü havasını önünüze seriyor.

RAEKOJA PLATS (BELEDİYE SARAYI MEYDANI)

Raekoja Plats (Town Hall Square) Tallinn’in en hareketli noktası. Her daim canlı olan meydanda modern cafelerden hediyelik eşya dükkanlarına kadar birçok yeri ziyaret edebilirsiniz. Bu meydanda belediye binasının yanı sıra Avrupa’nın en eski eczanesi de yer alıyor. Burada konserler, festivaller ve fuarlar gibi birçok etkinlik de düzenleniyor. Ayrıca yılbaşı zamanında Noel pazarlarına da ev sahipliği yapıyor.

ESKİ ECZANE

Eski Şehir Meydanı’nda Avrupa’nın en eski eczanesini görebilirsiniz. 1422 yılından beri hizmet veren Eski Eczane (Town Hall Pharmacy) şehrin önemli noktalarından biri. Günümüzde binanın bir kısmı müze, diğer kısmı da eczane olarak hizmet vermeye devam ediyor.

ST OLAF KİLİSESİ

Tallinn’de Alexander Nevsky Katedrali gibi etkileyici görünüme sahip bir diğer yapı da St. Olaf Kilisesi (St. Olaf Church)… 125 metre uzunluğa sahip olan kilise Old Town Bölgesi’nde devasa görüntüsüyle dikkat çekiyor. 12. yüzyıl döneminde kurulan kilisenin tepesine çıktığınızda muhteşem bir Tallinn manzarası sizi bekliyor.

©2018 ProntoTour www.prontotour.com

Kimlik bilgilerinizle giriş yapın

veya    

Bilgilerinizi mi unuttunuz?

Create Account