UKRAYNA’NIN KÜLTÜR BAŞKENTİ LVIV

UKRAYNA’NIN KÜLTÜR BAŞKENTİ LVIV

Ukrayna’nın batısında, Polonya sınırına sadece 70 km uzaklıkta olan Lviv, tarihi, mimarisi ve kültürel zenginliğiyle gezginleri büyüleyecek tarzda bir şehir. Lviv, Ukraynaca’da “lion” yani “aslan” demek; dolayısıyla şehrin sembolü aslan. Şehrin birçok noktasında aslan ile ilgili motifler, heykeller mevcut. Lviv, geçmişte Polonya, Sovyet Rusya, Avusturya-Macaristan ve Almanya’nın hakimiyeti altına girdiği için, şehirde Ukrayna kültürüne ek olarak farklı kültürlerin de izlerine rastlamak mümkün. Ülkenin en “Avrupai” şehri olarak nitelendirilen bu güzel şehir, UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer almayı sonuna kadar hak ediyor. Ukrayna’nın kültür başkenti seçilen Lviv, birçok müzeye, kiliseye ve festivale ev sahipliği yapıyor. Şehri gezerken, tarihi dokudan, mimari yapılardan ve şehrin yaşattığı kültürel deneyimden etkilenmemek mümkün değil.

Lviv, neredeyse günün her saati canlı ve cıvıl cıvıl. Sokaklarda her daim insan var. Şehirde, mekan alternatifi çok fazla ve bütün restoranlar ve kafeler hep dolu. Şehrin en güzel özelliklerinden biri, neredeyse bütün gezilecek noktaların birbirine yakın ve yürüme mesafesinde olması. Lviv, oldukça kompakt ve derli toplu bir şehir. Mesela bir hafta sonu kaçamağı için en ideal olan şehirlerden biri. Lviv’in, turistleri cezbeden bir diğer güzel özelliği de oldukça ucuz bir şehir olması. Restoranlarda gelen hesaplara şok olmamak mümkün değil. “Ekonomik bir tatil yapayım” diye çaba sarfetmeden bile ekonomik bir tatil yapmış oluyorsunuz.

Gelelim Lviv’de mutlaka görülmesi gereken yerlere:

RYNOK MEYDANI 

Şehrin ana meydanı ve kalbi olarak bilinen Rynok Meydanı, güzel binalarla, heykellerle ve çeşmelerle donatılmış, oldukça keyifli bir turistik bölge. Old Town’da, yani eski şehir merkezinde yer alıyor ve burada dolaşırken insan kendini adeta zamanda yolculuk yapıyormuş gibi hissediyor.

LVIV HIGH CASTLE 

Lviv’e tepeden bakmak ve muhteşem şehir manzarasının tadını çıkarmak isteyenler için en doğru adreslerden biri Lviv High Castle, tepede bulunan Yüksek Lviv Kalesi. Ukrayna bayrağının dalgalandığı, huzurlu bir sessizliğe sahip olan bu konumda, 14. yüzyılda inşa edilmiş kalenin, günümüze kadar kalan kalıntılarına rastlıyorsunuz. Harika bir manzara noktası olan Lviv High Castle, Lviv’de mutlaka uğranması gereken yerlerden. Biraz tırmanmayı göze almak gerekiyor ama karşılaşılan manzara, yorgunluğa değiyor.

OPERA BİNASI 

Mimari yapısıyla, Svobody Bulvarı’nda adeta bir görsel şölen sergileyen Lviv Opera Binası, şehrin en önemli simgelerinden biri. 1900 yılında tamamlanan bu muazzam opera binasında, güzel bir opera veya bale gösterisi izlemek, maddi açıdan hiç de ulaşılmaz değil. Yeter ki, seyahatinizin tarihine denk gelen ve size hitap edecek bir gösteri olsun…

LYCHAKIV MEZARLIĞI 

Çok ilginç bir şekilde, Lviv’in en çok turist çeken noktalarının başında Lychakiv Mezarlığı geliyor. Gezginler buraya yürüyüş yapmaya, bakımlı ve gösterişli mezarları ve heykelleri incelemeye, Lviv’in tarihi hakkında bilgi almaya gidiyor. Burası adeta bir açık hava müzesi. 1786 yılından günümüze, 400.000’den fazla kişinin gömülü olduğu Lychakiv Mezarlığı, birçok farklı kültürü içinde barındırıyor: Ukrayna, Rusya, Almanya, Polonya, Ermeni, Latin. Sırf bu mezarlığı gezerek bile, Lviv’in çalkantılı tarihini, kültürel çeşitliliğini kavramak mümkün.

BELEDİYE BİNASI 

Rynok Meydanı’nda yer alan Belediye Binası’nın en çarpıcı özelliği, 65 metre yüksekliğindeki gözlem kulesi. Bu kulenin tepesine tırmanarak Lviv’e tepeden bakmak çok keyifli. Yalnız, uyarmadan olmaz, tepeye çıkmak için 400’den fazla basamağı tırmanmayı göze almak gerekiyor.

LATİN KATEDRAL 

Gotik mimarinin en güzel örneklerinden biri olan Latin Katedral, 14. yüzyılda inşa edilmiş. 16. yüzyılda yaşanan büyük bir yangından sonra restore edilmiş. Katedrali görür görmez gotik mimari gözünüze çarpıyor. Tepeye doğru baktığınızda ise, alışılmışın dışına, “oturan” bir İsa figürü ile karşılaşıyorsunuz.

BERNARDINE KİLİSESİ 

Bernardine Kilisesi, hem dışarıdan hem de içine girince, insanı büyülüyor. Tarihi, 15. yüzyıla dayanan bu güzel kilise, günümüzdeki halini 17. yüzyılda almış. Rönesans ve barok stillerinin izlerini taşıyan Bernardine Kilisesi, mutlaka ziyaret edilmeli.

DOMİNİK KATEDRALİ 

Tarihi, 13. yüzyıla kadar uzanan Dominik Katedrali, barok mimarinin en güzel örneklerinden biri olarak gösteriliyor. Bu ihtişamlı katedral, Lviv tarihi merkezdeki birçok bina gibi UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alıyor.

VIRMENSKA SOKAĞI 

Virmenska Sokağı,diğer adıyla Ermeni sokağı, adından da anlaşıldığı üzere, zamanında Ermenilerin yerleşim bölgesi olmuş. Çok güzel binalara ev sahipliği yapan Virmenska’yı gezerken Ermeni Katedrali’ni ve Ermeni Avlusu’nu da ziyaret etmeyi ihmal etmeyin.

THE HOUSE OF SCIENTISTS 

Lviv’de, insanı şaşırtan bir güzellik, The House of Scientists. Mimari açıdan şehrin en görkemli yapılarından biri. 1939 yılına kadar kumarhane olarak işletilmiş. Günümüzde ise, Lviv’deki birçok baloya ve organizasyona ev sahipliği yapıyor. Balo salonları, heykelleri ve mimari yapısıyla kraliyet saraylarını andıran bu bina mutlaka gezilmeli.

LVIV EL YAPIMI ÇİKOLATA FABRİKASI 

Lviv Handmade Chocolate, yani Lviv El Yapımı Çikolata Fabrikası, şehrin en çok ilgi çeken noktalarından biri. Ukrayna’nın en lezzetli çikolataları, burada üretiliyor. İçeride, çikolatadan yapılmış sanat eserlerine hayran olmamak mümkün değil. Benim ziyaretim esnasında, bir çalışan, çikolatadan bir kadın portresi yapıyordu. Dükkan ve kafe bölümlerinde zaman geçirirken, ortama yayılan çikolata kokusu insanın başını döndürüyor. En üst kata çıkıp, eski şehir manzarasının tadını çıkarırken, dünyanın en lezzetli sıcak çikolatasını yudumluyor olmak, insana “iyi ki Lviv’deyim” dedirtiyor.

KİRAZ LİKÖRÜ 

Lviv’in en meşhur içkisi olan kiraz likörünü içmeden dönmek olmaz. Bunun için en doğru adres Drunk Cherry. Şehrin göbeğinde yer alan bu tatlı bardan kiraz likörü alıp etrafı izlemek çok eğlenceli.

GASOVA LAMPA 

Gasova Lampa, yani gaz lambası, şehrin en popüler restoranlarından biri. Burası aynı zamanda da bir müze. Girişinde, gaz lambasının mucitleri Jan Zeh ve Ignacy Lukasiewicz heykelleri ziyaretçileri karşılıyor.

Lviv, küçük bir şehir ama içine o kadar çok şey sığdırmış ki, gezmeyi seven herkesin mutlaka keyif alacağı bir destinasyon. İster haritaya göre gezin, ister eski şehir bölgesinin muazzam sokaklarında kaybolun… Lviv’de, karşınıza güzel bir sürpriz çıkması an meselesi…

©2018 ProntoTour www.prontotour.com

Kimlik bilgilerinizle giriş yapın

veya    

Bilgilerinizi mi unuttunuz?

Create Account