YERYÜZÜNDEKİ CENNET: AMALFİ SAHİLİ…

YERYÜZÜNDEKİ CENNET: AMALFİ SAHİLİ…

Amalfi bir rüya, bir masal, Amalfi bu dünyanın insanlığa sunduğu bir armağan sanki… Napoli’den Amalfi Sahili olarak adlandırılan bölgeye giden yol kelimelerle anlatılamayacak güzellikte bir doğa harikası. Otobüsün camına yapışıp hiçbir noktayı kaçırmamaya çalışsam da; bir tarafımda keskin yamaçlar, diğer tarafımda yemyeşil dağlar, önümde masmavi deniz. Amalfi sahili için bir cennet diyorlardı, sanırım ben gerçekten de bir cennetin içindeyim.

Napoli körfezinin güney kolundan başlayıp Sorrento yarımadasından kıvrılarak Salerno’ya kadar devam eden sahil yolu, Avrupa’nın en romantik ve en güzel manzaralı yolu olarak adlandırılıyor. Eskiden sadece korsanların ve eşkıyaların uğradığı bu yerler artık gezginler ve fotoğrafçıların uğrak yerleri olmuş. Amalfi Sahili işte bu cazibe merkezlerinin tam ortasında yer alıyor. 69 kilometre boyunca uzanan sahil hattında 16 köy/kasaba bulunuyor: Salerno, Positano, Amalfi, Praiano, Ravello, Maiori, Vietri sul Mare, Minori, Conca dei Marini, Furore, Tramoti, Atrani, Cetara, Scala, Nocelle, Sorrento.

Amalfi’nin adı Herkül’ün aşık olduğu bir su perisinden geliyor. Amalfi genç yaşta ölüp aşkları kısa sürünce Herkül onu dünyanın en güzel yerine gömeceğine dair söz vermiş ve onun şerefine Amalfi’yi inşa etmiş. Tarihçiler ise Amalfi’nin  447 yılında kurulduğunu söylüyorlar. Burası o kadar güzel ki, tarihçilere inanmayı boş verin, kendinizi mitolojik hikayenin büyüsüne kaptırın.

Amalfi bölgesinin en ünlü şeyi limon bahçeleri; bütün sokaklar, evlerin ve otellerin bahçeleri, heryer limon ağacı… sokaklar limon kokuyor… tabi bu limon bolluğu tüm turizm üzerinde de etkili: limonlu makarnalar tüm hediyelik eşya satan dükkanlarda, ayrıca limoncello, limonlu sabun, limonlu şekerlemeler, limonlu çikolatalar… saymakla bitmeyen bu limon endüstrisi Amalfi kıyılarında büyük bir ekonomi yaratıyor.

SAHİL ŞERİDİNİN BAŞKENTİ AMALFİ

Amalfi sahili olarak geçen Napoli’nin güney bölgesinin merkezi olan Amalfi; tarihi, kiliseleri, renkli ve sıradışı mimarisi ile dünyanın en turistik yerlerinden biri. UNESCO Dünya Mirası listesinde bulunan Amalfi bölgedeki diğer kasabalara göre hem daha büyük hem de daha kalabalık.

Merkeze giriş yaptığınızda hemen dikkatinizi çekecek olan büyük yapı, Piazza del Duomo 10. yüzyıldan kalma gösterişli bir yapı, vakit bulursanız içine girip mutlaka gezin. Amalfi deyince akla ilk gelen katedralin yapımına 9. yüzyılda başlanmış ve sonraları pek çok kez onarılmış. Resmi adı St. Andrea Katedrali… Kente hakim durumdaki katedralin görkemli bronz kapıları 1065’te Konstantinopolis’te yapılmış, çan kulesi ise 1180-1276 arasında tamamlanmış. Katedrale bitişik Chiostro del Paradiso Manastırı ile şimdi otel olan eski Kapuçin Rahibeler Manastırı, kentin önemli yapılarındandır.

Amalfi sahilindeki kasabaların tamamında elindeki külahların içinde büyük bir zevkle bişeyler yiyen insanlar göreceksiniz. Önce ne yediklerini anlamamıştım ancak etrafta dükkanları görünce durum anlaşıldı… Napoli körfezinden çıkan çeşit çeşit deniz ürünlerini una bulayıp derin yağda kızartıp külah içinde servis ediyorlar. Seçtiğiniz ürünlere göre fiyatlar 3-7€ arası değişiyor.

SORRENTO

Napoli’den Salerno’ya kadar giden 130 km.lik dar yol muhteşem manzaralarla dolu, göreceğiniz tarihi yerler ve kasabalar da işin artısı. Bu yol üstünde ünlü antk ket Pompei’yi gezdikten sonra mutlaka Sorrento’ya geçmelisiniz. Sorrento Yarımadası üzerindeki bu yerleşim limon ve portakal bahçeleri arasında yer alıyor.

Üç tarafı deniz seviyesinden yüksekte uçurumlarla çevrili olan Sorrento aslında ünlü bir tatil beldesi. Burası, tekneyle sahil veya yarımada gezisine çıkmak için en elverişli başlangıç noktasıdır. Daracık sokaklarda dolaşan, dükkanlardaki turistik eşyaları ve limonçello likörünü satın alan turistleri seyrederken zamanın nasıl geçtiğini anlamayacaksınız. Kasabadaki lüks oteller falezlerden sarkıyor gibi duruyor. Kafelerden ve plajlardan arta kalan zamanda 15. yüzyıldan kalma Palazzo Correale’yi ziyaret edebilirsiniz. Saint Francis Kilisesi, Sorrento’nun en ilgi çekici yapılarından biri, dini bir mabed olarak diğerlerinden çok farklı değil ama bir avlusu varki, bir köşesinde oturup saatlerce dinlenesi geliyor insanın. Hava güzel olduğunda düğün merasimleri de burada yapılıyormuş. Sorrento’da en beğendiğim en çok vakit geçirdiğim yer oldu burası, yolunuz düşerse öneririm. 

POSITANO

Küçük ama popüler Positano, begonvillerin kapladıı beyaz evleri, seramik döşeli terasları, portakal ve limon ağaçlarıyla dağın eteklerine yayılmış çok keyifli bir kasaba. Sadece iki önemli caddesi olan Positano’nun ulaşımı merdivenler ile sağlanıyor.

Positano’da denize iniş yolu çok keyifli, sahil de çok canlı. Via dei Mulini sahile iniş yolu, küçük butikler ve dükkanlar ile döne döne aşağı iniyor ve bir kumsalla sonlanıyor. Çakıl taşlı plajı, şemsiyelerin gölgesindeki şezlonglar ve balıkçı kayıkları ile dolu. Positano’da denize girmek için üç plaj seçeneği var. Biri Positano’nun merkezi, koyun ortasındaki ana sahilde bulunan biraz gürültülü de olsa Spiaggia Grande. Spiaggia del Fornillo çok daha sakin olan ikinci plaj. Tam tersi istikamette ise Arienzo Plajı var. Seçimi size bırakıyorum.

Yöreye özgü seramikli çatısıyla göze çarpan, küçük Santa Maria Assunta Kilisesi ve tepeden çekilmiş resimleri size hiç yabancı gelmeyecektir eminim. Uçurumun dibine konuşlanmış Positano isimli dünya cennetindeki bu kiliseye girin, eski zaman sanatçılarının yeteneğini takdir ederken yaz sıcağında dingin bir serinlikle karşılaşacaksınız.

RAVELLO

Amalfi’nin arkasında 362 metre yükseklikteki bir kayalığın üzerine tünemiş ola bu küçük ve huzurlu Ravello köyü, bir zamanlar Hun’laran kaçan Romalılar için bir sığınak görevi yapmış. Günümüzde ise lüks otellerin sıralandığı bir tatil beldesi. 1076 tarihli katedralin yer aldığı ana meydanın hemen dışında Villa Rufolo bulunuyor. Egzotik çiçekler ve palmiyelerle döşeli bahçelerinde yaz aylarında klasik müzik konserleri veriliyor.

Dolambaçlı br yürüyüş yolunun sonunda ise karşınıza 1904 tarihli Villa Cimbrone çıkıyor. Villayı çevreleyen mis kokulu bahçeleri sonundaki kayalıkta size Salerno körfezinin baş döndürücü manzarası bekliyor olacak. Işte burası Amalfi Sahili’nin muhteşem deniz manzaralarının ev sahibi. Buraya gelince nutkunuzun tutulacağı Ünlü Terrazzo dell’lnfinito yani Sonsuzluk Terası belki de görebileceğiniz en güzel manzaralardan birini sunuyor sizlere.

POMPEI

Amalfi Sahili’ni bir parçası olmasa da bu bölgeye gittiğinizde mutlaka gezmeniz gereken bir yer Pompei Antik Kenti. Vezüv, ilk patladığı İ.S. 79 yılından beri bölgedeki korkutucu güç olmuş. Yakınındaki Pompei ve Herculaneum şehirlerini tarihin sayfalarına gömmüş, aynı zamanda bu şehirleri yüzlerce yıl lavları altında tutarak korunmalarını sağlamış.

Arkeologlar bu yerleri kazdıklarında, insan yağmasından uzak kalmış, çok iyi durumda muhafaza edilmiş tarihi eserleri bulmuşlar. Pompei, 20 bin kişinin yaşadığı, şarap ve balık ihraç eden bir şehirmiş, 24 Ağustos 79 yılındaki patlamada iki bin yaşayanıyla beraber lavların altında kalmış. Şehirdeki meydanlar, tapınaklar, tiyatro, hamam, çeşmeler ile zengin Romalıların villaları çok iyi bir durumda. Meşhur “Dikkat köpek var” mozaiği eski yaşamlara ışık tutan örneklerden sadece biri. Villa dei Misteri’yi gezmeyi sakın unutmayın. Bu evin 1900 yıllık olduğuna inanamayacaksınız. Restoranlardaki tarihi kap kacak bile hala duruyor.

Bilim insanları Napoli Körfezi’ne tepeden bakan 1,281 metrelik Vezüv’ün her 30 yılda bir patladığını belirtiyorlar, son patlama ise 1944’de olmuş, Patlama anında lavların hızının saatte 80 kilometre olduğu söyleniyor. Bir milyon insanın her an patlayacak bir bombanın üzerinde yaşadığı gerçeği ise burada kimsenin umurunda değil gibi.

 

©2019 ProntoTour www.prontotour.com

Kimlik bilgilerinizle giriş yapın

veya    

Bilgilerinizi mi unuttunuz?

Create Account